Keloğlan Mağara 2 Hikayesi

Keloğlan Mağara 2 Hikayesi

Reklam

Keloğlan Mağara 2

Keloğlan Mağara 2 - Keloğlan Masalları

Uzun geçit saatini kırınca Keloğlan ve arkadaşları onbinlerce yıl öncesine gidip orada mahsur kalırlar. O devirde yaşayan mağara adamına tekerleğin yapılışını gösterirler. Adam tekerleği bulduğu için çok mutlu olur. Keloğlan şimdi de onlara başağı öğütüp ekmek yapmayı gösterelim der. Uzun hemen hayal kurmaya başlar. Yemekte pide, kuzu çevirme, çoban salata, üzerine de güzel bir tatlı olsa da yesek der. Balkız maalesef burada onları bulamayız sadece ekmek yapabiliriz der. Uzun nasıl olacak o iş diye sorar. Balkız başağın içinden buğdayları çıkarıp el yapımı değirmende öğütüp un yapacağız, sonrada o unla ekmek yapacağız der. Uzun bu çok uzun bir iş ben dayanamam deyince Keloğlan kızar. Senin mideni düşünmediğin bir an yokmu der.

Uzun ben her zaman midemi düşünmüyorum diye idda eder. Keloğlan o zaman iddiaya girelim akşama kadar hiçbirşey yemezsen köye dönünce sana ziyafet hazırlayacağım der. Uzun bu teklifi kabul eder. İçeriye girip bir taş değirmen yaparlar. içerisine buğdayları koyup nasıl öğüteceklerini gösterirler. Mağara adamı ve karısı değirmende buğdayı öğütüp un yapar. Balkız nasıl hamur yapılacağını, daha sonra da nasıl ekmek yapılacağını gösterir. Kadın Balkızdan görerek ekmek yapıp pişirirler. Akşam ekmeği kocasına getirir. Adam ekmeği koklar ve bir ısırık alır. Çok beğenmiştir. Keloğlan ve arkadaşları onların barıştıklarını görünce çok mutlu olurlar. Bu sırada Balkız kadının boynundaki kolyeyi görür. Kolyesinde bir ay taşı vardır. Hepsi kurtulduk diye çok sevinir. Hadi kolyeyi isteyelim derler. Keloğlan acele etmeyelim hemen istersek yanlış anlayabilirler, benim bir fikrim var der. Balkız'a ona saatin üzerindeki kırık ay taşını göster.

Belki onu görünce kolyesini bize vermeyi kabul eder der. Balkız saati alıp kadının yanına gider. Ona güzel bir dille bu dünyaya ait olmadıklarını eve dönmek için kolyesine ihtiyaç duyduklarını anlatır. Kadın kendi dilinde birşeyler söyler ve kolyeyi üzülerek Balkız'a verir. El işaretiyle sizi çok sevdim der. Balkız'da ona bizde sizi çok sevdik der ve kolyeyi keloğlan'a götürür. Keloğlan ay taşını saate takınca geçit kapısı açılır ve kendi dünyalarına dönerler. Örgülü ve Sivri orada onları arıyordur. Bir kaç dakikalığına nereye kayboldunuz derler. Keloğlan biz boyut değiştirince burada sadece birkaç dakikamı geçti der. Oysa biz akşama kadar ne maceralar yaşadık der. Bu arada Uzun'un çiğ hamur yediği için midesi ağrımaya başlamıştır. Sivri nesi var onun der. Keloğlan akşama kadar bişey yemezse ona ziyafet hazırlayacağıma söz verdim der. Sivri o ziyafete ben de katılabilirmiyim deyince hepsi gülmeye başlarlar.

Keloğlan Kapadokya Hikayesi

Hiç yorum yok: