Rafadan Tayfa 32. Bölüm Hikayesi (Rafadan Taşımacılık)

Rafadan Tayfa 32. Bölüm Hikayesi (Rafadan Taşımacılık)

Reklam

Rafadan Tayfa Rafadan Taşımacılık
Rafadan Tayfa Rafadan Taşımacılık
Basri amca evini boyatmak için evindeki eşyaları bahçeye taşıtmaktadır. Rüstem ağabey, Mert, Hayri ve Kamil ona yardım etmektedir. Basri amca ve Rüstem ağabey büyük eşyaları taşıdıktan sonra içeride kalan küçük parçaları Rafadan Tayfa taşımaktadır. Basri amca eşyaları neredeyse antika değerinde olduğu için biraz titizlenmektedir. Gözü sürekli çocukların üzerinde olduğu için çocuklar bir türlü rahat edemeyip hep sakarlık yaparlar. Basri amca sürekli söylenip dikkatli olmalarını ister. Çocuklar bu durumun kendilerini biraz gerdiğini Rüstem ağabeye söylerler. Gözü hep üzerimizde olduğu için rahat taşıyamıyoruz derler. Bunun üzerine Rüstem ağabey Basri amcaya biz boyaları almaya gidelim çocuklarda kalan eşyaları taşısınlar der. Basri amca onları yalnız bırakıp gitmek istemese de çaresiz kabul eder. Bir şeyler kırılır diye gözü arkada kalmıştır. Onlar gittikten sonra rahat bir nefes alan çocuklar artık rahat rahat çalışabiliriz diye düşünürler. Hayri eline aldığı çok eski ve Basri amca için çok değerli olan bir tabakla oynamaya başlar. Bir anda tabak elinden kayıp düşerken Mert son anda yakalar. Hayri derin bir nefes alır. İşe devam edeceklerdir ki Hayri'nin yine karnı acıkıp guruldamaya başlar. tam bu sırada Akın elinde bir tepsi lahmacun ile gelir.

Çocuklar evde oyalana dursun Basri amca boya almaya gitmekten vazgeçip eve doğru gelmektedir. Rüstem ağabey onu durdurmaya çalışır. Bırak çocuklar rahat rahat çalışsın biz boyalarımızı alalım der. Basri amca ben size rahatsızlık mı veriyorum diyerek biraz alınır. Rüstem ağabey kendisini yanlış anladığını çocukların gözler üzerilerindeyken rahat çalışamadıklarını söyler. Bunun üzerine Basri amca çaresiz geri dönüp boya almaya gider.

Çocuklar evde lahmacunu yeyip üzerine de ayran içince üzerilerine bir ağırlık çöker. Hepsinin uykusu gelmiştir fakat başladıkları işi bitirmek istemektedirler. Onlar kendi aralarında koydukları kuralları tekrar ederken Akın'da Basri amcanın ses kayıt cihazıyla oynamaktadır. Mert kuralları tekrar sayıp işe koyulurlar. Eşyaları sırayla taşımaya devam ederler. Bir ara Mert ve Hayri büyük bir yorganı sarıp dışarıya çıkarırken Hayri'nin yemek yemekten şişmiş göbeği yüzünden kapıya sıkışırlar. Akın'ın da yardımıyla yorganı dışarıya çıkarırlar. Yorgan açıldığında hepsi şaşkına döner çünkü Kamil kıvrılıp içinde uyumaktadır. Arkadaşlarının seslenmesiyle bir anda uyanıp kendine gelir. Kendi aralarında hem eğlenip hem eşya taşırlar. Arada küçük sakarlıklar da yapmaz değiller tabi. İş bittiğinde hiç bir şey kırmadıkları için derin bir nefes alırlar. Kamil sevinçle zıplarken bir anda dolaba çarpar. Dolap diğer eşyaların üzerine doğru yan yatar. Yumak'ın sesi yıkılmakta olan eşyaların altından gelince endişelenip onu çıkarmaya çalışırlar. Bu sırada Basri amca ve Rüstem ağabey boyalarla birlikte gelirler. Basri amca yan yatmış dolabı görünce ben sana demedim mi onları yalnız bırakmayalım diye der. Hayri hiç bir şey kırmadık Basri amca deyince Basri amca, eşyanın zararı yok evlat size bir şey olmasından korktum ben der. Hiçbir eşyanın kendilerden daha değerli olmadığını söyler. Hepsi büyük bir sevgiyle Basri amcaya sarılır. Rüstem ağabey boyayı bitirelim lahmacunun yanında tatlılar da benden deyince Hayri sevinçle boya fırçasını alıp bir an önce işe koyulmak ister.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder