Reklam

Niloya Soğan Hikayesi

Yaz gelip güneş gülen yüzünü göstermiştir. Niloya ve Tospik güneşin altında uzanıp güneşlenirler. Niloya o kadar mutludur ki güneşi anne ve babaannesine göstermek ister. Koşarak eve gider. Pencereden içeriye baktığında masanın başında ağlayan anne ve babaannesini görür. Aslında soğan soydukları için gözleri yaşarmıştır. Niloya neden bu kadar üzgünler acaba diye düşünür. Onları güldürmek için bir şeyler yapmaya karar verir. Zaman kaybetmeden kartondan bir televizyon yapar. Arkasına geçip komik yayınına başlar. Küçük kız başarmıştır. Anne ve babaannesi gülmeye başlar. Fakat bir süre sonra Niloya tekrar gözlerinin sulandığını görüp bir şarkı söyler.

La la la la la la la
Annem babam kardeşim abim
Tüm sevdiklerim hep gülümsesin isterim
Dedem babaannem Tosbikim
Tüm sevdiklerimi hep yanımda isterim
Güneş ışıldar neşeyle
İnsanlar hep gülümsesin diye
Güneş ışıldar neşeyle
Mutlu olsun insanlar diye

Anne ve babaannesini güldürmeye niyetli olan Niloya bu sefer de palyaço kılığına girip gösteri yapar. Yine onları güldürmeyi başarır fakat gözlerindeki yaş kaybolmamıştır. Niloya daha fazla dayanamayıp neden ağladıklarını sorar. Annesi duruma açıklık getirir. Güzel kızın biz ağlamıyoruz, soğan doğradığımız için yaşarıyor gözlerimiz der. Bunu duyan Niloya çok şaşırır. Yarım soğanı kendine yaklaştırır. Böylece kendinin de gözleri yaşarır. Masada duran havucu görüp bu ne işe yarıyor diye sorar. Babaannesi havuç gözlerimizin daha iyi görmesini sağlar deyince Niloya koca bir havucu afiyetle yer.
Niloya Soğan

Niloya Soğan Hikayesi - Niloya’nın annesi ve babaannesi soğan doğramaktadır. Bu sebeple gözlerinden yaş gelmektedir. Niloya bunu görünce onların mutsuz olduğunu düşünür ve büyüklerini eğlendirmek için bir dolu oyun yapar.

Niloya Küsleri Barıştıralım Hikayesi

Niloya Mete ve Murat bahçede yakan top oynarken bir anda Mete ve Murat tartışmaya başlar. Onları uzaktan izleyen Niloya bu tartışmanın sebebinin bir kaç gün öncesine dayandığını bilmektedir. Bir kaç gün önce Mete kırmızı arabasını kaybetmiştir. Üzülmesin diye Murat kendi arabasını ona verip akşam geri getirmesini söylemiştir. Mete akşam arabayı getirdiğinde Murat evde olmadığı için verememiştir. O günden beri arabayı getirdim , getirmedin tartışması yaşamışlardır. İki arkadaş o anda küsüp evlerine giderler. Niloya onları tekrar barıştırmayı kafaya koyar ve bir şarkı söyler.

Canım arkadaşım küstün mü bana
Ne olur küsme haydi gel barışalım
Ne olur küsme haydi gel sarılalım
Canım arkadaşım , canım arkadaşım
Oyunlar oynayalım gülelim eğlenelim
Hiç küs kalmayalım

Niloya hemen işe koyulup kamelyayı bayram süslemeleriyle süsler. Murat gelip onu kendisi için Mete yaptı zanneder. Canım arkadaşım der.
Niloya Mete’ nin evine gidip bahçedeki oyuncakları toplar. Mete onları görüp kendisi için Murat yaptı zannedip mutlu olur. İki arkadaş bir araya gelip sarılıp barışırlar. Murat süslemeler için teşekkür eder. Mete onları kendisinin yapmadığını söyleyip oyuncakları sen mi topladın diye sorar. Murat ben toplamadım der. Acaba kim yaptı diye düşünürken Niloya ortaya çıkıp ben yaptım der. Çocuklar bir daha asla küsmemeye söz verip top oynamaya başlarlar.
Niloya Küsleri Barıştıralım

Niloya Küsleri Barıştıralım Hikayesi - Mete ile Murat küsmüştür. Bu yüzden Niloya onlarla oyun oynayamamaktadır. Abisi ile Mete’yi barıştırmaya karar verir. Her ikisine de küçük birer sürpriz hazırlar. Sürprizleri Niloya’nın hazırladığını bilmeyen Murat ve Mete acaba barışacak mıdır?

Niloya Sarı Yapraklar Hikayesi

Yaz bitmiş sonbahar gelmiştir. Ağaçlar sarı yapraklarını dökmeye başlar. Murat ve Mete yere dökülen sarı yapraklarla keyifle oynarken, Niloya yazın bitmesine üzülür. Daldan düşen yeşil bir yaprağı alıp onu saklamak ister. Son baharın gelmediği bir yer bulmalıyım diye düşünür. Eve giderken pencereden anne ve babaannesinin konuşmasına şahit olur. Annesi son bahar geldi yakında yağmurlar başlar der. Bunu duyan Niloya buraya da son bahar gelmiş başka bir yer bulmalıyım deyip ahıra gider. Orada da babası ve dedesinin konuşmalarını duyar. Onlar da son baharın geldiğini konuşuyordur. Oranın da uygun olmayacağını anlayan Niloya kitaplardan yardım almaya karar verir. Kitapları karıştırıp yer altı evlerini görür. Yazı yer altında saklamaya karar verip dedesinden yardım ister. Bu sırada bir şarkı söyler.

Sonbahar son bahar bak esiyor rüzgar
Yaz bitti gidiyor sararıyor yapraklar
Yaşasın son bahar geldi uçurtma uçuracağım
Eğer çok rüzgar eserse bulutlara çıkacağım
Yaşasın son bahar geldi uçurtma uçuracağım
Eğer çok rüzgar eserse bulutlara çıkacağım
Son bahar son bahar sarardı hep yapraklar

Dedesi ile birlikte yere bir çukur kazıp içine tahtadan bir kutu koyarlar. Niloya yeşil yaprağı kutuya koyup üzerini örter. Böylece yazı toprağın altında saklayacağını düşünür. Yağmur başlayınca yarın yine gelirim deyip eve gider.
Ertesi gün Murat ve Mete ile birlikte gelirler. Onlara yazı sakladığını söyleyip kutuyu açar. Fakat yaprak sararmıştır. Çok üzülür. Mete üzülme yaz geri gelecek bu anın tadını çıkar der. Böylece hep birlikte sarı yaprakları havaya atıp oyun oynarlar.
Niloya Sarı Yapraklar

Niloya Sarı Yapraklar Hikayesi - Yaz bitmek üzeredir. Sonbahar geliyordur. Niloya buna çok üzülür çünkü yazı çok seviyordur. Yazın son yeşil yaprağını sonbahardan saklamak için elinden geleni yapar. Sonunda bir yol bulur. Küçük yaprağı sonbahardan saklamayı gerçekten başaracak mıdır?

Niloya Arı Hikayesi

Niloya Arı
Niloya Arı
Niloya, Tospik ile birlikte derede yüzünü yıkarken bir bal arısı gelir. Niloya arıdan korkup eve doğru kaçar. Ailesi bahçede kahvaltı yapıyordur. Niloya çok acıktığı için hemen masaya oturur. Masadaki tereyağı ve balı afiyetle yeyip üzerine de bir bardak süt içer. Bu sırada arı yine gelir. Niloya'nın korktuğunu gören Murat kımıldamadan durursan zarar vermez der. Bunun üzerine Niloya hiç kımıldamadan bir süre bekler. Arı oradan uzaklaşınca Niloya masadan kalkıp arıyı takip etmeye başlar. Kırlarda uçan arı bir çiçeğe konup bal toplar. Daha sonra da ağaçta ki kovana doğru uçar. Niloya arıyı adım adım takip eder. Ağaçta ki kovanı görüp ne olduğuna bir anlam veremez. Ta ki yüzüne bir parça bal damlayana kadar. Bunun üzerine Niloya bir şarkı söyler.

Vız vız vız uçuyor arı
Nehirde kırlarda ormanda
Vız vız vız çalışıyor arı
Bal yapıyor sana bana
Topraktan çiçeğe, çiçekten arıya
Toplar arılar hepsini kovanlara
Bal yapmayı sadece arılar bilir
Kovanlar bal dolunca soframıza gelir
Vız vız vız çok çalışıyorlar
Bal yapıyorlar sana bana hepimize

Murat sessizce Niloya'nın yanına gelip sakın korkma der. Niloya artık onlardan korkmuyorum, onlar bizim için bal yapıyorlar, onlar olmasaydı nasıl bal yerdik der ve gülerek uzaklaşır.

Can Meyve Suyu Hikayesi

Can Meyve Suyu
Can Meyve Suyu Hikayesi
Can, Mert'i beklerken annesi Can'a lezzetli meyvelerden oluşan mesela elma, havuç, portakal ve armut gibi meyvelerden meyve suyu hazırlar. Can ise annesinin hazırlamış olduğu meyve suyunu içer. Annesi, Can oğlum sen de bıyık oluştu biliyor musun! Merakla nasıl olur anne içtiği meyve suyundan dudağının üstünde  oluşuverdi der. Zil çalmış Can koşarak kapının yanına varıp kim o, kim  o?  diye seslenir. Ben Mert... gelen teyzesinin oğlu Mert’tir. Hoş geldin haydi gel saklambaç oynayalım diye aralarında konuşmuş oyuna hemen başlamışlardır. Can ebe olur Mert saklanır oyun böyle devam eder. Bir ara yorulduklarını düşünürler dinlenmeye karar vermişlerdir. Mert benim çantamda gazoz olacak onu alıp biraz içelim de serinleyelim der. Can gazozun zararlı bir içecek olduğunu söylese de Mert ama çok lezzetli der. Bence mutfağa gidelim annemden meyve suyu hazırlamasını isteyelim ne dersin? Can, anne Mert ile bana meyve suyu hazırlaya bilir misin der. Annesi  hazırlarım hangi meyveleri seçmek istersiniz diye sorar. Mert elma ile portakal, Can havuç ve limondan oluşan meyveleri seçer.

Havuç limon ve portakal
Üzüm, kiraz, muz, elmalar
Babam getirip meyveleri yıkıyor
Annem onların suyunu sıkıyor
Babam lezzetli meyveleri seçiyor
Bizim evde herkes meyve suyu içiyor
Babam getirip meyveleri yıkıyor
Annem onların suyunu sıkıyor
Babam lezzetli meyveleri seçiyor
Bizim evde herkes meyve suyu içiyor

İkisi de bundan çok mutlu olmuşlar ve içtikleri meyve sularından sonra ne mi oldu? Onu da sonra anlatırım daha bu defterde çok boş sayfa var.

Niloya Kitap Hikayesi

Niloya Hikayeleri
Niloya Kitap

Niloya Tospik ile birlikte bahçede piknik yapıp güneşlenir. Bu sırada yanına küçük bir tavşan gelir. Tavşan etrafında zıplamaya başlar. Niloya da onun arkasından zıplayıp oyun oynar. Sonra tavşana bizimle piknik yapmak ister misin diye sorar. Piknik sepetinden bir kek alıp tavşana verir. Tavşan keki beğenmez. Bu sefer ballı ekmek ikram eder. Tavşan onu da geri çevirir. Niloya acaba tavşanlar ne yer diye düşünerek eve gider. Murat ve dedesi evin önünde oturmuş kitap okuyordur. Ben de okumak istiyorum deyip Murat ‘ ın kitabını alır. Tabi okumayı bilmediği için bir türlü okuyamaz. Dedesi ona resimlerden oluşan bir kitap hediye eder. Niloya mutluluktan bir şarkı söyler.

Benim güzel bir kitabım var
İçinde çeşit çeşit hayvanlar
Okumasaydım bilemezdim
Ne kadar sevimli şu hayvanlar
Sincap tavşan fil ve zürafa
Aslan kaplan tilki ve zebra
Tosbişime benziyor kaplumbağa
Benim resimli kitabımda

Tavşanların ne yediğini kitabından öğrenir. Dedesine kitap için teşekkür edip tavşanın yanına gider. Ona havuç ve marul götürür. Tavşan yiyeceklere çok mutlu olur.

Niloya Kitap Hikayesi - Niloya Hikayeleri | Çizgi Film Hikayeleri

Niloya Yıldız Hikayesi

Niloya Hikayeleri
Niloya Yıldız

Niloya babası ve dedesi ile denize açılmak için hazırlanırken kıyıda bir deniz yıldızı bulur. Onu gece gök yüzünden düştü zanneder. Gökyüzünü inceleyip onun bulutun arkasında yaşadığını düşünür. Var gücüyle üfleyip bulutları dağıtmaya çalışır. Kendi gücünün yetmediğini düşünüp iskeledeki babasına koşar. Baba şu buluta üfleyip dağıtabilir misin diye sorar. Babası buna kendisinin bile gücünün yetmeyeceğini söyleyince bu sefer dedesinden ister. Dedesi bulutların yalnızca rüzgarla dağılabileceğini söyler. Artık denize açılma zamanı der. Niloya,  Tospik ve yıldızı da alıp tekneye biner. Denizin ortasında yıldızı gökyüzüne atar.  Yıldız tekrar kucağına düşer. Kızını gören babası yanına gelip ne yaptığını sorar. Niloya küçük yıldızın gökyüzünden düştüğünü onu tekrar evine yollamaya çalıştığını söyler. Babası ve dedesi gülümseyip onun bir deniz yıldızı olduğunu söyler. Yeni bir şeyler daha öğrenen Niloya yıldızı ait olduğu yere , denize atar. Arkasından da bir şarkı söyler.

Balina yunus kaplumbağa
 Ne de güzel bir dünya
Hamsiler bir arada yüzer tekne altında
Küçük deniz yıldızı yuvana döndün mü
Dalga sesleriyle şimdi mutlu oldun mu

Babası Niloya ‘ nın yanına gelip deniz yıldızı evine döndüğüne göre artık biz de dönebiliriz der. Niloya deniz altında yaşayan canlılara hoşçakal deyip evine döner.

Niloya Yıldız Hikayesi - Niloya Hikayeleri | Çizgi Film Hikayeleri

Niloya Bahar Kokusu

Niloya TRT Çocuk
Niloya Bahar Kokusu

Bahar gelmiş etraf mis gibi kokmaya başlamıştır. Niloya bahçeye çıkıp mis gibi havayı koklar. Bu sırada Mete de çiçeklerin arasına yatmış havanın tadını çıkarıyordur. Çocuklar baharın bu güzel kokusunun gitmesini hiç istemezler. Mete bahar kokusunu saklamak için bir yol bulur. Evden bir kavanoz getirip bahar kokusunu bunun içinde saklayalım der. İki kafadar çiçeklerin arasında koşup kavanoza baharın mis gibi kokusunu doldurduklarını zannederler. Niloya bize daha fazla kavanoz lazım deyip bir şarkı söyler.


Papatyalar açtığında, güneş yüzünü okşadığında
Nehirler ışıldadığında durma yerinde kımılda
Sen de şarkını söyle ilk bahar sesiyle
Menekşeler gelincikler
Rengarenk oldu bak şimdi her yer
Kırlar bize gülümser
Durma yerinde kımılda
Sen şarkını söyle ilk bahar neşesiyle

Bir sürü kavanozu bahar kokusuyla doldurup aralarında paylaşırlar. Mete kavanozlarını alıp evine gider. Bu sırada annesi her yerde kavanozları aramaktadır. Bahçeye çıktığında kavanozları görür. Niloya o kavanozlarda bahar kokusu saklıyorum sakın açma der. Annesi bir kavanozu alıp koklar. Burada hiç bir şey kokmuyor der. Niloya diğer kavanozları da açıp koklar ve hayal kırıklığına uğrar. Bunun üzerine annesi baharı bu şekilde saklayamazsın her mevsim zamanında güzeldir , git kırlara baharı doya doya yaşa der. Niloya hemen Mete ‘ nin yanına koşar. Mete de kavanozlar kokmadığı için hayal kırıklığı yaşamıştır. Niloya hadi kırlara koşup baharı doya doya yaşayalım der. İki arkadaş sevinçle kırlara koşarlar.

Niloya Karadeniz Orkestrası

Niloya TRT Çocuk
Niloya Karadeniz Orkestrası

Niloya bahçede Tospik ile birlikte boş boş oturmaktan sıkılmıştır. Az ileride arabası ile oynayan Nete ‘ ye gidip birlikte oyun oynayalım der. Mete arabası ile oynamak istediğini söyleyince bu sefer top sektiren Murat‘a gider. Murat top sektiriyorum seninle oynayamam şimdi deyince Niloya umutsuzca ağacın altına geçip oturur.

Niloya nın annesi yemek yaparken müzik dinlemeyi çok seviyordur. O gün yemeği yaparken radyosu bozulur. Niloya en sevdiği yemek olan kuru fasulye ve pilav yaparken annesinin müziksiz kalmasını istemez. Murat ve Mete ‘ ye annem için müzik yapalım der. Murat davulunu  , Mete tulumunu , Niloya da kemençesini alıp çalmaya başlarlar. Fakat bir arada uyumlu bir şekilde çalamadıkları için her telden bir ses çıkar. Onları gören Elif gelip yardım etmek ister. Buna memnun olan Niloya bir şarkı söyler.

Karadeniz ‘ i dinle bak ne çalıyor
Tulum çalıyor , kemençe çalıyor
Fındık ağaçları, deniz dalgaları ritim tutuyor
Karadeniz ‘ in sesine davul eşlik ediyor
Bir yanda tulum bir yanda kemençe
Çocuklar horon tepiyor
Haydi durma katıl bize
Sen şarkılar söyle Karadeniz neşeyle

En sonunda birbirleri ile uyumlu bir müzik yapmayı başarırlar. Annesi o müzik eşliğinde harika bir yemek yapar. Bütün çocuklar masanın etrafına oturup bu harika kuru fasulye ve pilavı afiyetle yerler.

Niloya Fındık Zamanı

Niloya TRT Çocuk
Niloya Fındık Zamanı

Niloya ve ailesi için fındık toplama zamanı gelmiştir. Niloya yeni oyuncak bebeği ile babaannesinin evine gidip onu çağırır. Biz hazırız gitmeye babaanneciğim der. Bu sırada babaannesi Niloya’ nın bebeğini görüp çok beğenir. Aklına kendi zamanındaki bebekler gelir. Bizim zamanımızda bebeklerimizi fındık dallarından yapardık, gözlerini fındıktan , saçlarını ise fındık yapraklarından yapardık diye anlatır. Babaanne bir anda eskilere dalıp gider. Niloya düşüncelere dalan babaannesine kendi bebeğini hediye etmek ister.  Fakat babaannesi o senin oyuncağın , sana daha çok yakışır deyip torununa teşekkür eder. Daha sonra arabaya binip fındık bahçesine doğru yola çıkarlar. Yolda Niloya bir şarkı söyler.

Yolları süsler ağaçlar yapraklar
Ötüşür bülbüller, bak cıvıl cıvıl kuşlar
Geldi mevsimi yola koyulalım
Dallarına uzanıp fındık toplayalım
Bulutlar bembeyaz, pamuktan sanki
Güneş sımsıcak , gök yüzü ise mavi
Geldi mevsimi yola koyulalım
Dallarına uzanıp fındık toplayalım

Fındık bahçesinde bütün aile fındık toplarken Murat ve Niloya fındık toplama yarışı yaparlar. Bu sırada küçük bir sincap Niloya’ nın fındıklarından alıp kaçar. Niloya onu kovalarken yerde fındık kıran annesini görür. Yerdeki fındık çöplerini fark edip annesinden ister. Bir köşeye geçip fındık çöplerinden babaannesi için bir bebek yapar. Babaannesi bu güzel hediyeyi çok beğenip duygulanır. Torununa teşekkür edip ona sımsıkı sarılır.

Niloya Tırtıl Sürprizi

Niloya TRT Çocuk
Niloya Tırtıl Sürprizi
Niloya canı sıkılmış bahçede boş boş oturmaktadır. Babası kızına oyalansın diye bir büyüteç verir. Bununla doğadaki sürprizleri görebilirsin der. Niliya büyüteçle etrafı keşfetmeye başlar. Çiçeklerden bal toplayan arıları, yuvalarına erzak taşıyan karıncaları gözlemler. Daha sonra ağacın üzerindeki tırtılı izler. Babasına her şey bildiğim gibi hiç sürpriz yok der. Babası tırtılı dikkatli izle, yakında onun sana bir sürprizi olacak der. Niloya ısrarla sürprizin ne olduğunu sorar fakat babası söylemez. Birkaç gün gözlemle öğrenirsin der. Tırtıl ağacın dalında kendine bir koza örer. Bu sırada Niloya bir şarkı söyler.

Aldım elime büyüteci
Çıktım doğayı keşfe
Ne çok canlı yaşıyor bizimle birlikte
Aldım elime büyüteci
Çıktım doğayı keşfe
Ne çok canlı yaşıyor bizimle birlikte
Çiçeklere bak bi kuşlara bak
Küçük canlılara şu tırtıla bak

Niloya günlerce kozadaki tırtılı bekler. Bir gün koza açılıp içinden bir kelebek çıkar. Babası gördün mü tırtılın sürprizini der. Niloya demek tırtıl kelebeğe dönüşüyormuş diye şaşırır. Tospik ‘ e dönüp artık sıkılmayacağız, her gün yeni bir şeyler keşfedeceğiz deyip büyüteçle birlikte yeniden keşfe çıkar.

Niloya Bisiklet

Niloya TRT Çocuk
Niloya Bisiklet

Niloya üç tekerli bisikleti ile dolaşırken bu bisikletin artık kendine küçük geldiğini düşünür. Bu sırada dikkatini uçmayı öğrenen küçük bir kuş çeker. Anne kuş yavru kuşu uçması için yuvadan aşağıya atar. Yavru kuş önce korkar sonra uçmaya başlar. Niloya onlara dalmış izlerken Murat arkadan gözlerini kapatıp sana bir sürprizimiz var der.  Gözlerini açınca Niloya yeni dört tekerli bisikletini görür. Hemen babasına ve Murat ‘ a sarılıp teşekkür eder. İki kardeş bisikletlerine binip gezmek isterler. Niloya yalnız sürmekten korkmaktadır. Babası alışana kadar ben yanında olacağım deyince rahatlayıp bir şarkı söyler.

Zır zır diye öter bisikletimin zili
Bir iki üç dört, dört tekerlekli benim bisikletim
Zır zır diye öter bisikletimin zili
Bir iki üç dört, dört tekerlekli benim bisikletim
Bisiklete binerim kırlarda gezerim
Bisiklete binerim parklarda gezerim
Bisikletime biner her yere giderim
Herkesi geçerim, benim güzel bisikletim

Bisikletle dolaşırken babası ve Murat bir anda durup beklerler. Niloya kendi başına sürmeye devam eder. Babasının yanında olmadığını fark edince biraz korkar. Bu sırada uçmayı öğrenen küçük kuşu görüp ondan cesaret alır. Anne kuş yavrusu uçmayı öğrensin diye onu yalnız bırakıyor. Babam da ben bisiklet sürmeyi öğreneyim diye beni yalnız bıraktı diye düşünür. İyıce cesaretlenen Niloya kendi başına korkmadan bisikletini sürer.

Niloya Ayak Zilleri

Niloya TRT Çocuk
Niloya Ayak Zilleri

Niloya bahçede zambakları sulamaktadır. Küçük bir civciv yanına gelip acıklı acıklı öter. Küçük civciv ayağının üzerine basamıyordur. Niloya ona yardım etmek için babasına götürür. Babası küçük civcive bakınca ayağının incinmiş olduğunu fark eder. Önce civcivin ayağını tedavi eder. Daha sonra kızına büyük bir canlının yanlışlıkla onun ayağına basmış olabileceğini söyler. Bu durum Niloya’ yı biraz düşündürür. Tabiatta bir sürü küçük canlı var. Farkında olmadan onlara zarar verebiliriz diye düşünür. Bunun için bir şeyler yapmaya karar verir. Benekli’ nin boynundaki çan ona bir fikir verip bir şarkı söyler.

Aman dikkatli bas toprağa küçük canlılar yaşıyor
Kırk ayaklar geziniyor, karıncalar çalışıyor
Rengarenk çiçeklerin içinde arılar bal topluyor
Her canlı güzel sevelim onları
Her canlı özel koruyalım onları

Kırlara gitmek için bütün aile toplanıp bahçede Niloya’ yı beklerler. Niloya kucağında Tospik ile birlikte gelir. Hem kendinin hem de Tospik’ in ayağına ziller takmıştır. Murat bunları ne için taktın diye sorar. Niloya yerdeki küçük canlılar geldiğimizi duysun ve zarar görmesinler diye taktığını söyler. Bu davranış ailesinin çok hoşuna gider. Onlar da ayaklarına takmak için birer tane zil isterler. Bütün aile ayaklarında ziller ile neşe içinde kırlara giderler.

Niloya Gökyüzüne Nasıl Ulaşırım

Niloya TRT Çocuk
Niloya Gökyüzüne Nasıl Ulaşırım

Niloya bahçede civcivleri yemlerken küçük bir kuş gelir. Yemlerden yiyip yeniden havalanır. Niloya bu küçük kuşa yem vermek için gökyüzüne ulaşmayı kafasına koyar. Zıplayarak gökyüzüne ulaşmak ister. Onu izleyen Mete ve Murat bu şekilde asla ulaşamazsın deyince bu sefer salıncakla ulaşmaya çalışır. Murat ‘ dan kendisini çok hızlı sallamasını ister. Bu  da işe yaramayınca ağaca tırmanır. En yüksek dallara çıkar. Aşağıdakilere gördünüz mü kuşlara yaklaştım der. Murat ve Mete daha fazla yükseğe çıkmamasını, bunun tehlikeli olabileceğini söyleyince Niloya tekrar aşağıya iner. Neredeyse gökyüzüne ulaşacaktım deyip bir şarkı söyler.

Nasıl ulaşırım gökyüzüne
Bir yol var mı bilmiyorum
Kuşlar gibi uçmak, gökyüzünde dolaşmak istiyorum
Kuşlara yaklaşmak, bulutları okşamak istiyorum
Nasıl ulaşırım gökyüzüne
Kuşlar gibi uçmak istiyorum

Bir süre sonra Niloya Mete ve Murat’ ın yanına gelip gökyüzüne ulaşmanın yolunu buldum der. İki arkadaş şaşkın şaşkın bakarken Niloya arkasına sakladığı uçurtmayı çıkarır. Uçurtmanın üzerine kendi resmini yapıştırmıştır. Bu sayede gökyüzüne ulaşır. Bütün kuşlar uçurtmanın etrafına toplanırlar. Mete ve Murat biz de gökyüzünde oynamak istiyoruz deyip sırayla uçurtmayı uçururlar.

Niloya Yuva

Niloya TRT Çocuk
Niloya Yuva

Niloya odasında zaman geçirirken Tospik’ de bir köşede kabuğuna çekilmiş uyumaktadır. Niloya bir anda penceresine yuva yapan kuşları fark eder. Camı açıp onları izlerken annesi yanına gelir. Annesi her canlının bir yuvası vardır, mesela Tospik’ de yuvasını sırtında taşıyor der. Yeni bir şeyler daha öğrenen Niloya heyecanla peki benim yuvam var mı diye sorar.

Annesi elbette senin de bir yuvan var, ara bul bulunca bana da haber ver der. Niloya heyecanla yuvasını bulmak için dışarıya çıkar. Kovanın etrafındaki arıları görüp onların yuvasının kovan olduğunu anlar. Daha sonra yerdeki karıncaları görür.  Tek sıra halinde yuvalarına gidiyorlardır. Niloya demek sizin yuvanız toprağın altında der. Her canlı kendi yuvasını yaptığına göre ben de yuvamı yapmalıyım diye düşünür. Bu heyecanla bir şarkı söyler.

Kuşlar özgürce uçuyorlar ve yuvalarına dönüyorlar
Arılar çiçeklerden bal topluyorlar yine yuvalarına dönüyorlar
Her canlının bir yuvası var
Her canlıyı özleyen bekleyen birisi var
Yaşasın benim de bir yuvam var
Yaşasın benim güzel yuvam

Niloya evin önünde kendine bir çadır kurar. Fakat çok geçmeden çadırda sıkılır. Dışarıya çıkıp yuvadaki kuşları izler. Yavru kuşlar anne ve babaları ile çok mutludur. Aile ile birlikte bir yuva olunacağını anlar. Benim asıl yuvam burası değil diye düşünür. Anne baba diye seslenip evine koşar. Anne ve babasına yuvasını bulduğunu aslında yıllardır yuvasında ailesi ile birlikte yaşadığını söyler.

Niloya 23 Nisan

Niloya TRT Çocuk
Niloya 23 Nisan

Niloya kaplumbağası Tospik ile birlikte bahçede kör ebe oynayıp eğlenir. Bir süre sonra kamelyada şiir okuma alıştırması yapan Murat ‘ ı görüp onu uzaktan izler. Bu sırada Mete de yanına gelir. Birlikte Murat ‘ ı izlerken Murat bir anda yapamıyorum diye bağırır. Ortaya çıkan Niloya ve Mete ne yapamıyorsun diye sorar. Murat 23 Nisan için şiir yazdım. Öğretmenim törende okumamı istedi fakat o kadar insan beni izlerken okuyamam diye korkuyorum der. Niloya bu konuda ona yardımcı olabileceğini söyler.

Niloya bütün arkadaşlarını yardıma çağırır. Niloya, Mete, Mine ve Elif bir masanın etrafına oturup Murat’ ı dinlerler. Murat utana sıkıla şiirini okur fakat istediği gibi olmaz. Niloya arkadaşları ile konuşup buna bir çözüm üretir. Murat ‘ dan şiiri hareketlerle anlatmasını isterler. Böylece ne anlattığını kendileri bulacak , Murat da heyecanını yenecektir. Murat işaretlerle şiirini anlatır çocuklar tahmin ederler. Bu sırada Niloya bir şarkı söyler.

Yaşasın bu gün bayram
Dünyanın dört bir yanından
Gelsin bütün çocuklar
Bu gün 23 Nisan
Ne kadar çocuk varsa
Hepsi gelsin oynayalım
Eğlenelim arkadaş olalım
Hepimize yeter bu dünya

Murat heyecanını yenip kendini hazır hissedince etrafı balonlarla süslerler. Murat arkadaşlarının karşısında şiirini okur.

Bu gün 23 Nisan
Meclisin açıldığı an
Atatürk dedi ki
İste bu gün çocuklara armağan
Çocukları sevin sevindirin
Onları gülümsetin
Dağı tepesi deniziyle
Bu güzel ülkeyi onlar için mutlu edin

Murat şiirini bitirince bütün çocuklar büyük bir coşkuyla onu alkışlarlar.

Niloya Ağaçlı Yollar

Niloya TRT Çocuk
Niloya Ağaçlı Yollar

Niloya ve Mete arabalarını sürmek için kendilerine bir yol yaparlar. Fakat eksik olan bir şey vardır. O da trafik lambasıdır. El işi kağıtlarından sarı, yeşil ve kırmızı daireler kesip trafik lambası yaparlar. Mete oyuna başlamak için sabırsızlanır. Niloya bu sefer yaya geçidi ve üst geçit olmadığını söyler. Mete ona da bir çözüm bulur. Hadi artık arabalarımızı sürelim der. Bir süre sonra yolda tepe olmadığını fark edip onu da kumlardan yaparlar. Artık oynamaya hazırdırlar. Arabalarını alıp yolda sürmeye başlarlar. Kum tepesinden Niloya’ nın arabasının üzerine kum dökülür. Bunun üzerine yolda hiç ağaç olmadığını fark ederler. Niloya bununla ilgili bir şarkı söyler.

Polis Tospik amca bize ceza yazma
Durduk gitmiyoruz bak kırmızı ışıkta
Polis Tospik amca sarı yandı hazırız
Vın diye gideriz yeşil yanınca
Polis Tospik amca sakın bize kızma
Kemerleri taktık oturduk arka koltuğa
Seyretmek ne güzel ağaçlı yol boyunca
Her şey güzel olur kurallara uyunca
Bize kızmaz o zaman polis Tospik amca

Mete ve Niloya yollara bir sürü ağaç dikerler. Daha sonra Niloya’ nın arabasını kurtarıp oyunlarına devam ederler.

Niloya Bu Ne

Niloya TRT Çocuk
Niloya Bu Ne

Niloya ve Tospik bahçede güneşlenirken nereden geldiği belli olmayan tabağa benzeyen bir cisim Tospik’ in başına düşer. Niloya başta onun ne olduğuna bir anlam veremez. Sonra onun bir pasta kalıbı olduğuna karar verip içine kum doldurarak pasta kalıpları çıkarmak ister. Bu sırada Mete yanına gelip elindekinin ne olduğunu sorar. Niloya bu bir pasta kalıbı deyince Mete eline alıp inceler.  Hayır bu bir gemi dümeni der. İki arkadaş kendilerini gemide hayal edip oyun oynarlar. Daha sonra karşılarına Elif çıkar. Elif o nesnenin gemi dümeni değil uçak dümeni olduğunu söyler. Bu sefer kendilerini uçakta hayal ederler. Karşılarına çıkan Murat onun bir uzay aracı olduğunu söyler. Bunun üzerine Niloya bir şarkı söyler.

Alırım oyuncağımı elime
Nereye istersek götürür bizi
Ay ve yıldızlar gezegenler
Geliyoruz bekleyin bizi
Oyuncağım götür  bizi uzaklara yıldızlara
Hiç gitmediğimiz yerlere
Masallara götür bizi
Elimde en sevdiğim oyuncağım
Nereye istersek götürür bizi
Ay ve yıldızlar gezegenler
Geliyoruz bekleyin bizi

Çocuklar uzay aracı zannettikleri oyuncak ile oynarken az ileride Niloya’ nın babası ve dedesi arabanın başında bir şeyler aramaktadır. Babası Niloya’ nın elindeki şeyi görünce işte jant kapağını buldum der. Çocuklar o nesnenin jant kapağı olduğunu öğrenip yerine takarlar. Daha sonra yerde buldukları uzun bir çubuğu tren yapıp oyun oynamaya devam ederler.

Niloya Afacan Kargalar

Niloya TRT Çocuk
Niloya Afacan Kargalar

Niloya ailesi ile birlikte fındık bahçesinde fındık toplar. Topladığı fındıkları yeşil kabuklarından temizleyip çuvala koyar. Çuvalı dolunca annesine haber vermeye gider. Anneciğim babacığım ben çuvalımı doldurdum. Hem de çerini çöpünü temizleyip öyle doldurdum der. Bütün ailesi çuvala bakmaya giderler. Fakat çuval devrilmiş, fındıklar yere saçılmıştır. Murat kendini tutamayıp güler. Evet Niloya ne güzel toplamışın der. Niloya birileri benim fındıklarımı alıyor, onu bulmalıyım diye düşünür.

Çuvalı yeniden doldurup saklanır. Fındıkları kimin aldığını bulmak ister. Çuvalın başına önce Murat gelir. Niloya’ yı arar bulamayınca gider. Sonra çuvalın yanına bir tavşan gelir. O da çuvala dokunmadan gider. Daha sonra babaannesi gelip aferin torunuma ne de güzel toplamış der. En sonunda bir grup karga gelip çuvalı devirir. Niloya saklandığı yerden çıkıp onları kovalar. Bütün aile yanına gelip gerçek anlaşılır. Dedesi bahçeye bir korkuluk yapmalıyız , böylece kargalar gelemez der. Bunu duyan Niloya bir şarkı söyler.

Afacan karga sen çok yaramazsın
Söyle ne ararsın bizim tarlamızda
Ah afacan karga bilmem ki ne istersin
Gak diye ötersin bizim tarlamızda
Ah afacan karga sen çok iyi bilirsin
Fındık çuvalı acaba nerede dersin
Afacan karga sen ne yaramaz şeysin
Korkuluktan korkarsın yine de gelirsin
Ah afacan karga sen çok yaramazsın
Gak diye ötersin fındıkları yersin
Ah afacan karga bilmem ki ne istersin

El birliği ile korkuluğu yaparlar. Dedesi artık kargalar bahçeye giremez der. İyi niyetli kızımız kargaların aç kalmasını istemez
 Giderken bir kap dolusu fındığı kargaların önüne bırakıp öyle gider.

Niloya Minik Panda

Niloya TRT Çocuk
Niloya Minik Panda

Mete ve Niloya Mine'nin evine oyun oynamak için gelirler. Mine’nin bir sürü oyuncağı vardır. Fakat hepsi düzenli bir şekilde kutularda durmaktadır. Mine oyuncakları dağılmasın diye ellerine alıp oynamalarına izin vermez. Dokunmadan oynayın der. Mete ve Niloya arkadaşlarının bu davranışına biraz üzülürler fakat bunu ona hissettirmezler. Niloya iki ayrı kutuda duran oyuncak pandaları gösterip, hayal kurarak oyun oynamayı önerir. Hayalinde minik panda annesi ile birlikte mutlu mesut yaşar. Bir gün minik panda uzaklara gidip kaybolur. Niloya hadi onu aramaya gidelim der.

Hayalindeki kırmızı araba ile pandayı aramaya başlarlar. Onlar hayale dalmışken keçi gelip bütün oyuncakları dağıtır. Mine bu duruma çok sinirlenir. Niloya Mine’ ye çok oyuncağın var fakat hiçbiri bir işe yaramıyor der. Mine hepsi sağlam deyince Mete eline alıp oynayamadıktan sonra oyuncaklar bir işe yaramaz der. Bunun üzerine Mine pişman olup oyuncakları ile oynamalarına izin verir. Tabii oyun bittikten sonra birlikte toplama şartı ile. Daha sonra Mete minik pandayı aramaya devam edelim der. Niloya neşeli bir şarkı söyler.

Minik panda minik panda
Gitmiş başka diyarlara
Annesinden uzaklara, hem de çok uzağa
Neredesin panda ses ver el salla
Bulalım seni alalım yanımıza
Üzülme minik panda
Arkadaşlarının hepsi burada
Kavuşacaksın sonunda annenin kucağına

Oyunun sonunda minik pandayı bulup annesine kavuştururlar. Mine etrafa saçılmış oyuncakları görüp bu kadar şeyi nasıl toplayacağız der. El birliği ile bütün oyuncakları toplarlar. Birlikte oynamak çok eğlenceli olsuğu için tekrar dağıtıp oynamak isterler.

Niloya Neşeli Kurabiyeler

Niloya TRT Çocuk
Niloya Neşeli Kurabiyeler

Niloya, Mete, Elif ve Mine bahçede kemençe ve tulum çalarak eğlenirken bir anda mutfaktan gelen nefis kurabiye kokusu ile kendilerinden geçerler. Niloya bunlar annemin yaptığı neşeli kurabiyeler der. Annesi kurabiyeleri bir kaba koyup çocuklara getirir. Çocuklar sıraya girip kurabiyelerini alırlar. Kurabiyeler o kadar lezzetlidir ki birer tane daha isterler. Annesi diğer çocuklara da dağıtayım kalırsa tekrar size veririm der. Bu sırada çocuklar Niloya’ nın annesi için müzik yapmaya karar verirler. Onlar çalarken Niloya da bir şarkı söyler.

Ne olsa severim annemin elinden
Ama şu kurabiyeler yok mu dayanamıyorum
Neşeli neşeli kurabiyeler hepsini yiyelim
Neşeli neşeli kurabiyeler hepsini isterim
Fırından çıkınca yumuşacık olur
Mis gibi kokusu dayanamıyorum
Neşeli neşeli kurabiyeler hepsini yiyelim
Neşeli neşeli kurabiyeler hepsini isterim

Günün sonunda kurabiyelerin hepsi biter. Niloya ve Mete yeniden kurabiye alabilmek için yaşlı teyze ve amca kılığına girip kapıyı çalarlar. Biz çok uzaklardan sizin o meşhur kurabiyelerinizden yemek için geldik derler. Annesi maalesef hiç kurabiye kalmadı deyince iki afacan söylene söylene uzaklaşırlar.

Bir süre sonra Mete ve Niloya bu da işe yaramadı yine kurabiye alamadık diye üzülürken annesi elinde koca bir tabak kurabiye ile gelir. Az önce burada yaşlı bir teyze ve amca vardı gördünüz mü onlara kurabiye getirdim der. Niloya o teyze bendim , amca da Mete der. Annesi gülerek sizin olduğunuzu anlamıştım zaten, sabrettiğiniz için size yeniden kurabiye getirdim deyince çocuklar sevinçle kurabiyelere saldırır.

Niloyanın Bahçesi

Niloya TRT Çocuk
Niloya'nın Bahçesi

Annesi ve babaannesi bahçede çalışırken Niloya yanlarına gelip yardım etmek istediğini söyler. Annesi işlerin bittiğini eğer isterse çevredeki diğer canlılara yardım edebileceğini söyler. Niloya başta annesinin ne demek istediğini anlamaz. Etrafına bakınıp durur. Babaannesi boynu bükük bir fidanı doğrultup ona destek yapar. Gördün mü fidan başını eğip bizden yardım istiyor der. Bunu  üzerine Niloya çevresine daha dikkatli bakıp bekleyin beni canlılar Niloya yardıma geliyor der.
Çiçeklerden bal toplayan arıları görüp onlara yardım etmeye karar verir. Saksıdaki çiçeği kovanın yanına getirip ondan bal almalarını sağlar. Onlara daha fazla çiçek lazım diye düşünüp bahçedeki çiçekleri sulamaya başlar. Sonra da onlara bir şarkı söyler.

Duydunuz mu çiçekler ne diyor
İlgi lazım bize
Yoksa nasıl renk veririz bahçelere
Duydunuz mu arılar ne diyor
Çiçek lazım bize
Yoksa nasıl bal yaparız sizlere
Duydunuz mu fidanlar ne diyor
Su lazım bize
Yoksa nasıl uzanırız gök yüzüne
Tabi tabi bak sana bir şey söylüyor
Dili yok belki ama
Senden yardım bekliyor

Günler sonra Niloya fidanın büyüdüğünü görüp yanındaki desteği kaldırır. Artık buna ihtiyacın yok der. Az ilerideki fidanın boynunu bükük görüp onun yanına destek verir. Keçi gelip yapraklarını yemek üzereyken ona engel olur. Onu gören babaannesi torununa aferin der. Kendisi ile gurur duyduğunu söyler.

Niloya Balıklar Şekil Şekil

Niloya TRT Çocuk
Niloya Balıklar Şekil Şekil

Niloya köprünün üzerinde balıkları izlerken Mete’ de yanında arabası ile oynar. Birçok balık bir araya gelip şekiller yaparlar. Niloya onları iligi ile izlerken Mete’ yi de çağırır. Mete arabasına öyle dalmıştır ki onu duymaz bile. Niloya tekrar seslenip balıklar araba şekli yaptılar der. Mete onu yanlış anlar. Herkesin arabası var bir benim yok deyip koşarak gider. Niloya arkasından beni yanlış anladın diye seslenir. Tekrar balıklara döner. Balıklar bu sefer bir kaplumbağa şekli yaparlar. Niloya mutluluktan bir şarkı söyler.

Akın akın yüzüyor balıklar
Irmağı şenlendiriyorlar
Neşeyle kulaç atıyorlar
Suları renklendiriyorlar
Irmak ırmak ne renklisin böyle
Balıklar yüzüyor değişik şekillerde

Bu sırada Mete kamelyada kitap okuyan Murat’ın yanına gelip duydun mu balıkların bile arabası varmış der. Murat kitaba öyle dalmıştır ki Mete’yi yarım dinleyip yanlış anlar. Dereye araba mı düşmüş deyip telaşlanır. Hemen babasına haber vermeye gider. Babasına söyleyince o da deden ve Hasan amcaya söyleyelim der. Hepsi birlikte dereye koşarken Mete görür. Nereye gidiyorsunuz diye sorar. Babası Hasan amca dereye araba düşmüş deyince Mete de onlara katılır. Dere kenarındaki Niloya'nın yanına gelip deredeki arabayı gördün mü diye sorarlar. Niloya evet ama şimdi de fındık oldular der ve balıkları gösterir. Babası Murat’a araba düştüğünü nereden duydun der. Murat, Mete söyledi deyince Mete sen beni yanlış anladın, ben balıkların bile arabası var dedim der. Bunu da Niloya’nın söylediğini söyler. Niloya sen de beni yanlış anladın, ben deredeki balıklar şekilden şekle giriyor dedim deyince gerçek anlaşılır. Birbirlerini can kulağı ile dinlemedikleri için yanlış anlamalar olmuştur. Hepsi bu duruma gülmeye başlar.

Niloya Buzağı

Niloya TRT Çocuk
Niloya Buzağı

Niloya bahçede civcivlere yem vermektedir. Bu sırada yanına yavru bir sincap gelir. Niloya her canlının yavrusu çok tatlıdır diye düşünür. Tam bu sırada ahırdan Benekli’ nin möö sesini duyup içeriye koşar. Benekli acıklı acıklı bağırıyordur. Niloya bir sorunu olmalı diye düşünüp büyüklerine haber vermeye gider. Bahçede çapa yapan anne ve babasını çağırır. Babası Benekli’ ye bakıp yakında bir yavrusu olacağını söyler. Bunu duyan Niloya mutluluktan bir şarkı söyler.

Benekli’nin bir yavrusu olacak
Belki benekleri bile olacak
Benim küçük elbiselerim vardı
Eminim hepsi de çok yakışacak
Benim de küçük bir ineğim olacak
Bilmiyorum ismi ne olacak
Onu ellerimle besleyeceğim
Pastalar börekler yedireceğim
Yaşasın Benekli’nin bir yavrusu doğacak
Benim yeni bir arkadaşım olacak

Bir süre sonra Niloya ve arkadaşları ahırın önünde minik buzağının doğmasını beklemeye başlarlar. İçeriden buzağının sesini duyunca içeriye koşarlar.  Niloya yerdeki minik yavruyu görünce çok sever. Buzağı henüz yürüyemiyordur. Babaannesi kucağına alıp çocukların yanına getirir. Niloya yeni arkadaşına Miniş adını verir.

Niloya Çok Şeker Yedim

Niloya TRT Çocuk
Niloya Çok Şeker Yedim

Niloya bayram sonrası topladığı şekerleri afiyetle yerken annesi elinde elektrik süpürgesi ile içeriye gelir. Yerleri süpürürken bir anda elektrikler kesilir. Bu sırada Niloya şeker yerken bir anda dişi ağrımaya başlar. Annesi bu kadar çok şeker yememesini söyler. Niloya haklısın anneciğim galiba çok yedim der. Küçük kız diş ağrısından kıvranırken annesi dişçiye gitmeleri gerektiğini söyler. Niloya diş doktorundan korktuğu için bin bir bahane üretir. Önce elektrikler kesildi bugün gidemeyiz der. Elektrikler gelince de yağmur başladı bugün olmaz der.

Öğle yemeğini yerken Niloya diş ağrısından kıvranmaya devam eder. Annesi ısrarla doktora gitmeleri gerektiğini söyler. Niloya bu sefer Tospik uyuyor gidemeyiz deyip odasına gider. Niloya’ nın dişi o kadar çok ağrıyordur ki konuşmaya bile mecali kalmaz. İşaretlerle annesine doktora gitmek istediğini söyler.

Pembe bir şeker yedim çok güzel
Yeşil bir şeker yedim çok güzel
Sarı bir şeker yedim çok güzel
Bir tane daha yedim
Çok kötü dişim ağrıyor
Doktora gittik doktor çürüyebilir diyor
Bir daha bu kadar şeker yemeyeceğim
Her gün dişlerimi fırçalayacağım

O gün Niloya doktora gider. Korktuğu gibi olmaz ve diş ağrısından kurtulur. Evde bir sonraki kontrolü sabırsızlıkla bekler.