Reklam

Niloya Yapboz

Niloya Yapboz - En güzel ve en yeni Niloya Oyunları.

Niloya Yapboz; Sevimli kahramanımız Niloya, dedesi ve kardeşiyle kamyonetin arkasında şehre doğru giderken görüntülendikleri resmin yapboz parçalarını bir araya getirmenizi istiyor. Zorluk derecesine göre 12, 20,30, 42, 56 parçaya ayırarak, puzzle parçalarını mouse yardımıyla birleştirerek resmin ortaya çıkmasını sağlayabilirsiniz.


Niloya Yapboz

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire - İstanbul Muhafızları Elif, Mehmet, Zeynep ve Ali topu en yükseğe atma oyunu oynarken çınar onları yanına çağırır. Çınar çocuklara yeni göreve hazır mısınız diye sorup yeni görevlerini anlatır. Bu kez Gürgen futbola merak sarmış bununla ilgili planlarına başlamıştır.

Bu sırada Gürgen atölyesinde yeni planları üzerinde çalışırken Azmi bu seferki hedefimiz neresi diye sorar. Gürgen Tophane-i Amire der ve sebebini anlatır. ''Bir kaç gün önce okulda öğretmeni Gürgen'i sözlüye kaldırıp Tophane-i Amire kim tarafından hangi amaçla yaptırılmıştır diye sorar. Gürgen sorunun cevabını bilmediği için o anda başka bir şey uydurur. Öğretmen kendisine kızınca Tophane-i Amire'yi futbol topu fabrikasına çevirmeyi kafasına koyar'' Azmi ve Gürgen zaman kaybetmeden günümüzde sanat merkezi olarak kullanılan Tophane-i Amire'ye giderler. Yanlarında küçük bir top fırlatma makinesi ve futbol topları götürürler. Gürgen kendi icadı olan cisimleri büyüten makine ile top makinesini büyütüp topları yakınlarda bulunan Beşiktaş stadına fırlatmak istemektedir. Bu sırada İstanbul Muhafızları'da gelmiş ileriden onları izlemektedir.


Zeynep buranın Fatih Sultan Mehmet tarafından savaş topu döktürmek için yapıldığını arkadaşlarına söyler. Daha sonra hep birlikte Mehmet'in planını uygulamaya geçerler. Azmi ve Gürgen içeriye girmeden önce kendileri girip iki tarafa sis makinesi yerleştirip sütunlara tırmanırlar. Gürgen içeriye gelip küçük top fırlatma makinesini yeni icadı ile büyütür. İçine bir futbol topu yerleştirip ateşler. İki kafadar kulaklarını kapatıp topun patlamasını beklerler. Bu sırada çocuklar yukarıdan aşağıya sarkıp makinenin içindeki topu çıkarıp içine bir balon yerleştirirler. Top patlayınca içinden top yerine balon çıktığını gören Gürgen Azmi'ye kızar. Sonra yine aynı şekilde topu terleştirirler fakat top yerine yine balon çıkar. Bir süre sonra çocuklar sis makinelerini çalıştırıp etrafı sisle kaplarlar. Ortalık göz gözü görmeyince Azmi ve Gürgen'i yakalayıp havan topunun içine yerleştirirler. Ali topu ateşleyip iki kafadarı fırlatır. Bir görevi daha başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel - Ali yolda çınara doğru yürürken arkadaşlarını ilginç bir oyun oynarken görür. Bu oyunun adı gıngıçdır. Gıngıç tahteravalli gibi dengede duran bir tahtaya asılıp sırayla birbirini havaya kaldırma oyunudur. Çocuklar gıngıçla eğlenirken çınar sinyal gönderip yanına çağırır. Gürgen'in bu defa ulaşım araçlarına el attığını söyler. Çocuklar vakit kaybetmeden yola çıkıp bir plan yaparlar. Gürgen'in Taksim tüneline saldıracağını düşünen çocuklar ikiye ayrılırlar. Mehmet ve Zeynep Beyoğlu çıkışında, Ali ve Elif de Karaköy kapısında bekleyeceklerdir.

Bu sırada Gürgen ve Azmi Gürgen'in önceden açtığı gizli tünelden Taksim tüneline doğru gitmektedirler. Gürgen öğretmenin sorduğu tünelle ilgili soruya cevap veremediği için sözlüden kalmıştır. Bu yüzden taksim tüneline zarar vermeyi kafaya koymuştur. Tünelin iki çıkışı vardır. Gürgen buraya bir tünelde kendisi kazıp metro trafiğini birbirine katmak için planını devreye sokar. Metrolardan birini ittirerek kendi tüneline götürmek ister. Zeynep ve mehmet uzaktan onları izler. Bunlara bir ders vermenin zamanı geldi diye düşünen Mehmet Zeynep'e metronun sistemine girmesini söyler. Zeynep tabletten sisteme girip metroyu çalıştırır. Gürgen ellerinden kayıp giden vagonu tutmak için önüne geçip durdurmaya çalışır. Bu sırada Zeynep karşıdaki vagonu da çalıştırır. Gürgen karşıdan üzerine doğru hızla gelen metroyu görünce korkudan bağırmaya başlar. Zeynep hemen makası değiştirip iki metro birbirine çarpmadan engeller. Bu korku Gürgen'e iyi bir ders olmuştur. Hepsi bir araya gelen çocuklar korkmuş Gürgen ve Azmi'yi de arkalarına alarak bir hatıra fotoğrafı çektirirler.

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri - Güneşli güzel bir günde İstanbul Muhafızları piknik yapmaya giderler. Hamaklarını kurup yiyeceklerini hazırlarlar. Bir süre sonra voleybol oynamaya başlarlar.  Ne tesadüftür ki o gün Azmi ve Gürgen de aynı yere piknik yapmak için gelirler. Gürgen çocukların oyunlarını bozup alanı terk etmelerini söyler. Çünkü Azmi ile birlikte futbol oynamak istemektedir. Tabi ki çocuklar bunu kabul etmez. Bunun üzerine Gürgen bir futbol maçı yapmayı, kaybeden takımın alanı terk etmesini teklif eder. Böylece Azmi ve Gürgen'e karşı Mehmet ve Ali maç yapmaya başlarlar. Fakat çocukların unuttuğu bir şey vardır. Gürgen çok iyi futbol oynamaktadır. Peş peşe golleri sıralarken Mehmet ve Ali'nin morali bozulur. Bir ara Gürgen'in aklına bir yerlere saldırı planı gelince konsantrasyonu bozulur ve kendini oyuna veremez. Böylece maçı Mehmet ve Ali kazanır.

Akşam üstü çocuklar çınarın yanına yaşadıklarını anlatmak için giderken, Gürgen de yeni planları için atölyesine kapanır. Uzaya gitmeyi çok isteyen Gürgen bir roket yapar. Roketi bir kayığa koyup Azmi ile birlikte piknik yaptıkları yerin yakınlarında bulunan Rumeli Feneri'ne gelirler. Gürgen'in amacı Rumeli Feneri'ne roket bağlayıp onu bir uzay mekiğine çevirmektir. Böylece hem uzaya gidebileceğini hem de İstanbul'un tarihi yapısına zarar vereceğini düşünür.

Çocuklar çınara olan biteni anlatırken bir anda çınar sinyal almaya başlar. Çocuklara Gürgen'in Rumeli Feneri'ne zarar vereceğini söyler. Zaman kaybetmeden İstanbul Muhafızları Rumeli Feneri'ne giderler. Fener'in yüksekliği 30 metredir. Ali yükseklikten korktuğu için aşağıda beklerken diğerleri yukarıya çıkıp Gürgen'i ararlar. Yukarıda bulamayınca tekrar aşağıya gelirler. Bu sırada Gürgen karşılarına çıkar. Çocuklar tam üzerine doğru yürürken Gürgen Azmi'ye planı devreye sokmasını söyler. Azmi teknenin içinde büyük bir aynayı fenerin camına doğru tutar. Ayna ve camdan yansıyan güneş ışığı çocukların gözüne gelip hareket etmelerini engeller. Uzaya gitmek için bütün engelleri aştığını zanneden Gürgen tam roketi ateşleyecekken Ali fenerin ışığını yakar. Işık Azmi'nin gözüne gelince elindeki aynayı bırakır. Böylece yansıyan güneş ışığı çocukların gözünden gider. Yine Gürgen'in planları bozulmuştur. Elif yanında getirdiği topa öyle bir şut çeker ki top Gürgen'in yüzünde patlar. Gürgen can havliyle kaçarken çocuklar bir görevi daha tamamlamanın mutluluğunu yaşar.

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi - Elif, Mehmet ve Ali yolda hangi oyunu oynayacaklarını konuşarak çınara doğru gidereler. Zeynep ise çınarın yanında yeni ilgi alanı olan ebru sanatını yapmaktadır. Çocuklar gelip Zeynep'in yaptığı ebru çalışmasını görüp çok beğenirler. Ali bunu yapmayıo nereden öğrendin diye sorar. Zeynep tarihi Caferağa Medresesinde bulunan bir kursta öğrendiğini söyler. Bunun üzerine Ali'yi de alıp kendi gittiği kursa götürür. Çınarın yanında kalan Elif ve Mehmet ise biz de kendi kendimize öğrenelim deyip kolları sıvarlar.

Yine bir gün Gürgen okulda müzik dersinde arkadaşlarına flüt çalar. O kadar kötü çalıyordur ki öğretmen müdahale etmek zorunda kalır. sıra Hasan'a geldiğinde Hasan Ney üflemek istediğini söyler. Yanında getirdiği neyi üfleyip bütün sınıfı mest eder. Gürgen bile neyden çok etkilenmiştir. Bunu çalmayı nereden öğrendin diye Hasan'a sorar. Hasan Caferağa Medresesinde bulunan bir kursta öğrendim diye cevap verir. Zaman kaybetmeden Gürgen Azmi'yi de alıp Medreseye gider. Azmi neden burada olduklarını merak eder. Gürgen ney çalmayı öğreneceğiz deyip elindeki neyi üfler. Fakat neyden bir türlü ses çıkmaz. İyice sinirlenir. Gürgen az ileride ebru yapan Zeynep ve Ali'yi görüp yanlarına gider. Sizin ne işiniz var burada der. Zeynep ebru yapıyoruz sen ne işler karıştırıyorsun der. Gürgen sinirle yerine gider. Öğretmeni Gürgen'i yerinde bulamadığı için dersi aksatıyor diye babasına şikayet eder. Bunu duyan Gürgen iyice kızıp Caferağa Medresesine saldırmaya karar verir. Elif ve Zeynep olan biteni haber vermek için arkadaşlarının yanına giderler.

Bu sırada çınar sinyal gönderip çocuklara Gürgen'in harekete geçmek üzere olduğunu söyler. Dört arkadaş zaman kaybetmeden caferağa Medresesine doğru yola çıkar. Medreseye geldiklerinde Zeynep arkadaşlarını bilgilendirir.'' Bu tarihi bina 1559'da Caferağa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. İçerisinde 15 sınıf ve bir büyük salon bulunmaktadır.'' Gürgen çocuklardan önce gelip flüt çalarak içerideki herkesi kaçırır. Medresede kimse kalmayınca düzeneğini kurar.  Kendisi çalıyor gibi yapmak için bir piyanonun içine müzik çalar yerleştirir. Diğer taraftan Medereseye zarar vermek için her türlü düzeneği yapar. Çocuklar geldiğinde Gürgen'in içeride piyano çaldığını görünce bunda bir iş var diye düşünüp ikiye ayrılırlar. Elif ve Ali Gürgen'in yanına gelip nasıl böyle güzel çalabiliyorsun diye sorarlar. Gürgen size başka bir şey çalayım der ve elindeki müzik çalardan bir şarkı seçer. Zeynep ve Mehmet gizlendikleri yerden Gürgen'in sahtekarlık yaptığını anlarlar. Diğer taraftan Mehmet bu piyanodan şüphelenir. Gürgen tam patlayıcıları harekete geçirecek tuşlara basmak üzereyken Zeynep yanında getirdiği bumerangı fırlatır. Bumerang piyanonun kapağına çarpar ve Gürgen'in parmaklarının üzerine düşer. Gürgen can havliyle bağırmaya başlar. Çocuklar Gürgen Caferağa Medresesine zarar vermeden onu durdururlar. Gürgen ve Azmi oradan kaçar. Çocuklar ise bir görevi daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşar.

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı - Pepee ve kuzeni Şila çayırda kendi kendilerine halay çekmeyi öğrenirken Şuşu onlara seslenir. Pepee ve Şila'nın morali bozuktur. Çünkü bugün Zulu'nun doğum günüdür. Pepee ve Şila ona sürpriz bir dans gösterisi yapmak isterler fakat akıllarına bir fikir gelmez. Şuşu onlara Zulu'nun kardeşlerinden yardım istemelerini söyler. Bu fikir çocukların hoşuna gider ve soluğu Zulu'nun kardeşi Zuku'nun yanında alırlar. Ondan Zulu'nun doğum günü için hazırlayacakları dans gösterisi için yardım isterler. Diğer kardeşlerini de al gölün kıyısında buluşalım derler.

Çok geçmeden Zulu'nun yedi kardeşi buluşma yerine gelir. Hep birlikte Zulu için halay gösterisi yapmaya karar verip halay kıyafetlerini giyerler. Zulu'nun yedi kardeşi, Pepee ve Şila toplamda dokuz kişi olurlar. Fakat bir sorun vardır. Pepee ve Şila halay çekmeyi bilmezler. Bu yüzden onlar davul ve zurna çalmaya karar verirler. Halay için herşey hazır olunca sıra süslemelere gelir. Hazırlıklar tamam olunca Zulu'yu çağırırlar. Zulu geldiğinde Pepee ve Şila davul zurna çalmaya başlar. Kardeşleri de halay çekerler. Gördükleri karşısında Zulu çok duygulanır. Sonra o da halaya katılır.

İstanbul Muhafızları 18. Bölüm Çemberlitaş

İstanbul Muhafızları 18. Bölüm Çemberlitaş

İstanbul Muhafızları 18. Bölüm Çemberlitaş - Mehmet ve Elif çınarın gölgesinde çamurdan vazo yaparken Zeynep ve Ali de Zeynep'in Karadenizlilerden görüp etkilendiği bir icadı yapmaya çalışmaktadırlar. Bu icat bir nevi basit bir teleferiktir. Tamam olunca teleferiğe binip yukardan Mehmet ve Elif'e el sallarlar. Bu esnada çınar sinyallerini gönderip onları yanına çağırır. Çocuklar merakla gidip neler olduğunu sorarlar. Çınar Gürgen yine bir işler peşinde bununla ilgili sinyaller alıyorum der.

Azmi Gürgen'in atolyesine gelip onu orada göremeyince aramaya başlar. Bir köşede duran çadırı görüp içine bakar. Gürgen orada bir şeyler yapmaktadır. İşi bitince ne yaptığını Azmi'ye gösterir. Gürgen çadırın içinde kendi astronot kıyafetli heykelini yapmıştır. Bu heykeli en çok yakışacak yere koyacağını söyleyip, geçen gün okulda öğretmenin anlattıklarını hatırlar. ''Bizans İmparatoru 1. Konstantin için İstanbul'a bir sütun yaptırılmıştır. Bu sütunun üzerine imparatorun heykeli koyulmuştur. Daha sonraları o sütunun üzerine şehre sahip olan büyük hükümdarların heykelleri inşaa edilmiştir. Fakat günümüzde üzerinde herhangi bir heykel bulunmamaktadır. Bu sütun Çemberlitaş sütunudur.''İşte bu yüzden Gürgen heykelini Çemberlitaş'ın üzerine koymak ister. Heykelini kendi icadı olan vinçle Çemberlitaş'a götürür.

Bu sırada çınar çocuklara Gürgen'in Çemberlitaş'a doğru yola çıktığını söyler. Çocuklar gerekli malzemeleri yanlarına alıp yola çıkarlar. Çemberlitaş Sütununun yanına geldiklerinde çoktan Gürgen heykelini sütunun üzerine dikmiştir. Zeynep hemen tabletinden burayla ilgili bilgileri arkadaşlarına aktarır. Bu sütun M.S 330 yılında Bizans İmparatoru adına dikilmiştir. Daha sonraki yıllarda bazı hükümdarlar güçlerini belli etmek için üzerine heykellerini diktirmişlerdir. Çocuklar hemen mahalleye dönüp Zeynep'in teleferiğini getirirler.

Gürgen ve Azmi eve gidip televizyonu açarlar. Heykelle ilgili bir haber varmı diye bakarlar. Haberlerde Gürgen'in heykeli vardır. Gürgen keyifle izlerken yanı başında İstanbul Muhafızlarını görüp heykelini yıkmalarından korkar. Hemen vinçe binip yeniden Çemberlitaş'a giderler. Orada çocuklarla karşılaşırlar. Ali ve Mehmet Gürgen'i oyalarken Zeynep ve Elif teleferik ile sütunun tepesine ulaşırlar. Elif elindeki çekiç ile heykeli kırmaya başlar. Gürgen aşağıdan yapma etme dese de ona ders vermek için heykeli kundaktaki bebek heykeline çevirirler. Gürgen Azmi'ye vinçimi getir diye bağırır. Azmi vinçi sürmeye başlar ama durdurmayı bilmediği için duvara çarpar. Gürgen heykelinden sonra vinçinin de mahvolduğunu görünce çıldırır. Çocuklar bir görevi daha tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 17. Bölüm Feshane

İstanbul Muhafızları 17. Bölüm Feshane

İstanbul Muhafızları 17. Bölüm Feshane - Mehmet ve Elif güzel güneşli bir günde eğlenmek için Feshane Dünyası Çocuk Eğlence Parkına giderler. Atlı karıncaya binmek için sıraya girerler. Sıranın ön taraflarından tanıdık bir ses gelir. Gürgen arkadaşı Hasan ile birlikte eğlenmeye gelmiştir. O da çocukları fark eder. Sıra geldiğinde hepsi bir atlı karıncaya binerler. Hasan, Elif ve Mehmet atlı karıncadan hiç korkmaz fakat Gürgen çok korkmaktadır. Bunu fark ettirmek istemese de bir süre sonra korkudan bayılır. Gözünü açtığında hastanede olduğunu fark eder. Başucunda sağ kolu Azmi beklemektedir. Gürgen sinirle yataktan kalkıp Azmi'nin uyarılarını dinlemeden hastaneden çıkar. Bir an önce atolyesine gidip planlar yapmaya başlar. Bu sefer ki hedefi Feshane'dir. her şey hazır olunca Feshane'ye doğru yola çıkarlar.

Bu sırada Mehmet ve Elif zaman kaybetmeden Ali ve Zeynep'in yanına gidip olan biteni anlatırlar. Onlar aralarında konuşurken çınar sinyalini gönderip yanına çağırır. Çocuklar çınarın yanına gidip neler olduğunu sorar. Çınar Gürgen yine bir işler peşinde, bu kez Feshane'ye saldırmak için yola çıktı der. Bunu duyan çocuklar hemen Feshane'ye giderler.

Gürgen ve Azmi Feshane'ye gelip hazırlıklarını yapmaya başlarlar. Bu sırada İstanbul Muhafızları da gelip etrafta onları aramaya başlar. Feshane çok büyük bir yer olduğu için onları bulmak o kadar da kolay değildir. Gürgen ve Azmi'yi ararken bir taraftan Zeynep tabletten burayla ilgili bilgeleri okur. ''Feshane 1826 yılında 2. Mahmut tarafından inşaa ettirilmiştir. Yeni kurulan ordunun üniformalarının dikilmesi için bir fabrika olarak yaptırılmıştır. daha sonraları memurlar için fes üretilmek için kullanılmıştır. Bu yüzden adı Feshane'dir. Günümüzde Fuar ve Kültür Merkezi olarak kullanılmaktadır.''

Gürgen ve Azmi bütün mekanizmayı ayarladıktan sonra sakin sakin salıncakta sallanmaktadırlar. Onları gören çocuklar bu işte bir terslik olduğunu anlarlar. Gürgen çocuklara fark ettirmeden cebinden çıkardığı bozuk parayı gondolu çalıştıran makineye atar. Gondol bir anda çalışmaya başlar. Gondol yükselince gerilen ip dönme dolabı çalıştıran kolu çeker. Böylece dönme dolapta çalışmaya başlar. Dönme dolap döndükçe ona bağlı olan ip gerilip atlı karıncayı çalıştırır. Çocuklar son anda oyuncakların nasıl kendi kendine çalıştığını fark ederler. Son olarak tırtıl çalışmadan çocuklar mekanızmayı durdurur. Çünkü Gürgen'in planı sayesinde tırtıl çalışmaya başlayınca Feshane yerle bir olacaktır. Çocuklar son anda büyük bir faciayı önlerler. Gürgen ve Azmi tırtıla doğru koşarken çocuklar yerdeki ipi çeker. İpe ayakları takılan Gürgen ve Azmi uçup atlı karıncanın üzerine düşerler. Gürgen atlı karıncanın üzerinde olduğunu fark edince korkudan tekrar bayılır. İstanbul Muhafızları bir görevi daha başarıyla tamamlarlar.

İstanbul Muhafızları 16. Bölüm Büyük Han

İstanbul Muhafızları 16. Bölüm Büyük Han

İstanbul Muhafızları 16. Bölüm Büyük Han - İstanbul Muhafızları kendi domateslerini yetiştirmek için çınarın dibine domates ekmeye karar verirler. Toprağı kazıp tohumları atarlar. Üzerini sulayıp yakında büyüyecek olan domatesleri için heyecanlanırlar. Onlar toprakla uğraşırken çınar bir anda sinyallerini gönderip çocukları yanına çağırır. Çınarın yanına giden çocuklar Gürgen'den bir haber var mı? diye sorarlar. Çünkü bir hafta boyunca Gürgen ortalarda görünmemiş herhangi bir yerlere saldırmamıştır. Çınar henüz bir haber yok der.

Bu sırada Gürgen atolyesinde nereye saldırsam acaba diye düşünüp durmaktadır. Bir hafta boyunca boş durdum bir yerlere saldırmalıyım deyip hafızasını yoklar. Aklına öğretmeninin bahsettiği Büyük Han gelir. Öğretmeni İstanbul için çok önemli tarihi Büyük Han'dan bahsedince Gürgen orayı gezmeye gitmiştir. Gitmişken oradaki dükkanlardan birinde işe başlamıştır. İş yeri sahibi Gürgen'i çok çalıştırıp izin vermeyince Gürgen sinirlenip orayı ortadan kaldırmaya karar verir.

Çocuklar çınara domates tarlalarından bahsedeken tehlike sireni çalmaya başlar. Bu Gürgen yeni bir saldırı hazırlığında anlamına gelmektedir. Çınar Gürgen'in Büyük Han'a doğru yola çıktığını söyler. Çocuklar zaman kaybetmeden yola koyulurlar.

Gürgen kendi icadı olan küçük boy bir dozerle Han'a doğru gider. İnsanları korkutmamak için dozeri lambalarla süslerler. Han'ın içindeki eski çalıştığı dükkanın önüne gelip dükkanla birlikte bütün Han'ı dozeriyle yıkmak ister. Bu sırada İstanbul Muhafızları da Büyük Han'a gelirler. Zeynep herzamanki gibi tabletinden araştırma yapıp bilgileri arkadaşlarıyla paylaşır. ''Büyük Han İstanbul'un en eski hanlarından biridir. Hanlar ticaret yapan kervanların konaklayıp dinlenecekleri yerlerdir. Tıpkı günümüzdeki oteller gibi. Daha sonraki zamanlarda hanlar içinde dükkanlar olan ticaret yerlerine dönüşmüştür.''Çocuklar handan gelen sesleri duyunca içeriye girip saklanırlar. Gürgen küçük dozeri ile sütunlardan birini devirir. Çocuklar onu nasıl durdurabiliriz diye düşünürken Zeynep'in aklına bir fikir gelir. Planını arkadaşlarına anlatır. Elif arkadan gizlice gelip dozerin arkasındaki benzin deposuna hortum takar. Mehmet ise hortumla bütün benzini boşaltır. Dozeri bir anda duran Gürgen önce ne olduğunu anlamaz. Benzinin bittiğini görünce suçu Azmi'ye bulur. Daha sonra iki kafadar benzin almak için oradan uzaklaşırlar. Geri geldiklerinde çocuklar onlara bir sürpriz hazırlamıştır. Çocuklar dozerin benzinini yeniden doldurup içine binerler. Gürgen onları kendi dozerinde görünce sinirlenir. Çocuklar bu dozeri artık bizim domates tarlasında kullanacağız derler. Daha sonrada Azmi ve Gürgen'i dozerin önüne katıp kovalamaya başlarlar.

İstanbul Muhafızları 15. Bölüm Vefa Lisesi

İstanbul Muhafızları 15. Bölüm Vefa Lisesi

İstanbul Muhafızları 15. Bölüm Vefa Lisesi

Gürgen Genç Mucitler yarışmasına katılmak için hazırlanmaktadır. Yarışmaya daha önce Kız Kulesi'ni küçültmek için yaptığı Ultra Mini 2015 adlı icadı ile katılmak ister. Azmi o cihazın sonu bizim için pek hayırlı olmamıştı patron der. Gürgen yine de yaptığı makineyi alıp yarışmaya katılır. Yarışmada Gürgen finale kalır fakat birinci olan kişi Vefa Lisesinden Mecit isminde bir çocuk olmuştur. Gürgen çok sinirlenip Vefa Lisesini ortadan kaldırmak ister. Zaman kaybetmeden atolyesine gidip Vefa Lisesine saldırmak için hazırlıklarına başlar. Herşey hazır olunca Azmi ile birlikte yola çıkarlar.

Bu sırada İstanbul Muhafızları çınarın gölgesinde zaman geçirirken çınar onları yanına çağırır. Çocuklar merakla çınarın yanına gidip bügünkü görevimiz nedir diye sorarlar. Çınar Gürgen bugün Vefa Lisesine saldıracak zaman kaybetmeden ona engel olun der. Bunun üzerine çocuklar da hemen yola çıkarlar.

Azmi ve Gürgen Vefa Lisesine gelirler. Etrafta hiç öğrenci olmadığından bunun sebebini öğrenmek için Gürgen Azmi'yi görevlendirir. Azmi okulda biraz dolaştıktan sonra Gürgen'e gelip bugün pazar o yüzden okul yok, içeride sadece öğretmenler var onlar da toplantı yapıyor der. Gürgen bu duruma memnun olur. Çünkü bu kez derdi binayla değil öğretmenlerledir. Hemen yeni icadını kuracak uygun bir yer aramaya başlar. Bu sırada İstanbul Muhafızları da okula gelirler. Zeynep tabletinden Vefa Lisesi hakkında bilgileri okur. ''Vefa Lisesi 1872 yılında kurulmuştur. Bir çok ünlü isim bu liseden mezun olmuştur. Bunlardan en önemlisi İsriklal Marşının yazarı Mehmet Akif Ersor'dur.'' Çocuklar zaman kaybetmeden ikişerli gruplara ayrılıp Azmi ve Gürgen'i aramaya başlar. Bulamayınca hep birlikte arka bahçeye giderler. Gürgen orada yeni icadı olan hafıza silen makinesini kurmaktadır. Bu makine çıkardığı yüksek ses sayesinde hafızayı tamamen silmektedir. Gürgen'in amacı bütün öğretmenlerin hafızasını silmektir. Herşey hazır olunca Azmi ve Gürgen kendilerini korumak için kulaklıklarını takarlar. İstanbul Muhafızları da yanlarında getirdikleri kulaklıkları takarlar. Gürgen makineyi açacağı sırada çocuklar Azmi'ye seslenirler. Azmi merak edip kulaklığını çıkarır. Bu sırada makineden gelen sesler sayesinde hafızası silinir. Gürgen hemen makineyi kapatıp Azmi'yi kendine getirmeye çalışır. Çocuklar hafızası silinen Azmi'ye sen bu okulun koruyucususun, Gürgen buraya zarar vermek istiyor derler. Çocuklara inanan Azmi Gürgen'i kovalamaya başlar. Gürgen'in planı suya düşünce çocuklar bir görevi daha tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 14. Bölüm Adile Sultan Kasrı

İstanbul Muhafızları 14. Bölüm Adile Sultan Kasrı

İstanbul Muhafızları 14. Bölüm Adile Sultan Kasrı

İstanbul Muhafızları bütün çocukların severek oynadığı bir oyun olan 'yağ satarım bal satarım' oynarken çınar sinyalini gönderip onları yanına çağırır. Çocuklar merakla çınarın yanına gidip yeni görevlerini sorarlar. Çınar Gürgen'in yine bir şeylerin peşinde olduğunu bununla ilgili sinyaller aldığını söyler.

Bu sırada Gürgen harıl harıl yeni planı üzerinde çalışmaktadır. Yardımcısı Azmi bugün nereye saldıracağız diye sorar. Gürgen Adile Sultan Kasrı diye cevap verir. Hava çok güzel olduğu için Azmi bugün biryerlere saldırmak yerine piknik yapmak istemektedir. Zaten çok gergin olan Gürgen iyice sinirlenir. Adile Sultan Kasrı'na saldırmak için özel bir nedeni vardır ve onu Azmi'ye anlatır. '' Okulun son günü Gürgen karnesini almıştır. Diğer dersleri iyi olan Gürgen'in sadece tarih dersi zayıftır. Bu da onun canını sıkar. Öğretmeni ertesi gün bütün sınıfı Adile Sultan Sarayına yemeğe davet eder. Yeme içme sınırsız ve ücretsizdir. Ertesi gün Gürgen Adile Sultan Sarayı yerine yanlışlıkla Adile Sultan Kasrı'na gider. Bedava diye ne varsa yer içer. Sonrasında kabarık bir hesap gelir. Gürgen yanlış yere geldiğini fark eder fakat iş işten geçmiştir. O an çok sinirlenip Adile Sultan Kasrı'na zarar vermeyi kafasına koyar'' Zaman kaybetmeden Azmi'yi dinamit lokumu almaya gönderir.

Çınar çocuklara Gürgen'in Adile Sultan Kasrı'na saldırmak üzere olduğunu söyler. Bir çok insanın Adile Sultan Kasrı ile Adile Sultan Sarayı'nın aynı yer olduğunu düşündüğünü söyler. Zeynep tabletten bu yer ile ilgili bilgiler okumak ister fakat tabletini evde unuttuğunu farkeder. Arkadaşlarına eve gidip hemen tableti getireceğini söyler. Zeynep koşa koşa eve giderken yolda Azmi'yi görür. Ona ne aradığını sorar. Azmi dinamit lokumu arıyorum ama bir türlü bulamadım der. Zeynep Gürgen'in planını anlayıp sen burada bekle ben sana yardım ederim deyip arkadaşlarının yanına döner. Onlara Gürgen'in planını anlatır. İstanbul Muhafızları Azmi'ye dinamit görünümlü gerçek lokum verip gönderirler. Azmi Gürgen'in yanına gider. Tüm hazırlıklarını yapıp Saldıracakları yere giderler. Adile Sultan Kasrı'na gelir gelmez dinamitleri duvarlara yerleştirirler. Birilerinin geldiğini duyunca yanlarında getirdikleri bal peteğini üzerlerine sürüp bal mumu heykel gibi dikilirler. Bu sırada çocuklar da Adile Sultan Kasrı'na gelirler. Zeynep burası hakkında bilgiler verir. ''Adile Sultan Kasrı 1853 yılında Sultan Abdülaziz tarafından kızı Adile Sultan için yaptırılmıştır. Ünlü Hababam Sınıfı filmleri burada çekilmiştir. Alt katında ise Hababam Sınıfı müzesi bulunmaktadır.''Üst kattaki büyük salona gittiklerinde Azmi ve Gürgen'i bal mumu heykeli olarak görüp durumu anlarlar. Zeynep gidip camı açar. Balın kokusunu alan bir grup arı gelip Azmi ve Gürgen'i kovalamaya başlar. Can havliyle kaçan iki haydut bahçeye çıkar. İyice sinirlenen Gürgen elindeki uzaktan kumanda ile dinamitleri patlatmaya karar verir. Kumandanın düğmesine basar fakat hiçbir şey olmaz. Gürgen neden patlamadı diye düşünürken İstanbul Muhafızları dinamit şeklindeki gerçek lokumları yiyerek gelirler. Gürgen onların dinamit olmadığını görünce Azmi'ye çok kızar. Çocuklar bir görevi daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşar. 

İstanbul Muhafızları 13. Bölüm Topkapı Sarayı 2

İstanbul Muhafızları 13. Bölüm Topkapı Sarayı 2

İstanbul Muhafızları 13. Bölüm Topkapı Sarayı 2

Güzel İstanbul'u kötülüklerden korumakla görevli dört arkadaş Elif, Zeynep, Ali ve Mehmet çınarın gölgesinde kör ebe oynarken çınar sinyal gönderip onları yanına çağırır. Çocuklar yeni görevlerini merak ederek çınarın yanına giderler. Çınar çocuklara Gürgen'in haddini aştığını bu sefer Topkapı Sarayına yerleşmeye karar verdiğini söyler. Onu bir an önce durdurmalısınız der. Çocuklar Gürgen'in yine Topkapı Sarayına saldıracağını duyunca çok sinirlenirler.

Bu sırada Gürgen taşınmak için hazırlıklarını yapmaktadır. Azmi nereye taşındıklarını sorar. Gürgen Topkapı Sarayına taşınıyoruz deyip sebebini anlatır. ''Geçen gün okulda Gürgen yine dersi dinlemediği sırada öğretmen onu farkeder. Derse ilgisi artsın diye ona 'Aslan yattığı yerden belli olur' konulu bir kompozisyon ödevi verir. Gürgen bu ata sözünün anlamını bilmez ve Hasan'a sorar. Hasan kişiyi yaşadığı yer yansıtır, onun nasıl birisi olduğunu anlatır diye cevap verir. Bunu duyan Gürgen şanına en yaraşır yerin Topkapı Sarayı olduğunu düşünüp oraya yerleşmeye karar verir.'' İstanbul Muhafızlarının engel olmak isteyeceğinden emin olan Gürgen bunun için de geçici körlüğe neden olan bir fotoğraf makinesi icat eder.

Gürgen ve Azmi zaman kaybetmeden eşyaları kamyonete yükleyip yola çıkarlar. Saraya vardıklarında Gürgen kendini padişah gibi hissedip Azmi'ye emirler yağdırır. Zavallı Azmi bütün eşyaları tek başına saraya taşır. Bu sırada İstanbul Muhafızları da Topkapı Sarayına gelirler. Saray o kadar büyüktür ki Gürgen'i bulmak için ikiye ayrılırlar. Elif ve Mehmet sarayın mutfak kısmına gittiklerinde gördükleri karşısında gülmekten kendilerini alamazlar. Çünkü Gürgen sarayın eşyalarını kutulara kaldırmış yerine kendi eşyaları ile mutfak yapmıştır. Çocuklar hemen kolları sıvayıp mutfağı eski haline getirirler. Bu sırada Ali ve Zeynep sarayın odalarında Gürgen'i ararken Gürgen'in odayı yatak odası haline getirdiğini görürler. Arkalarını döndüklerinde Azmi ile karşılaşırlar. Azmi elindeki fotoğraf makinesi ile çocukların gözlerini on dakikalığına görmez eder. Ellerini bağlayıp onları Gürgen'e götürür. Zeynep ve Ali arkadaşlarının kendilerini kurtarmaya geleceğini bilmektedir. Çok geçmeden Mehmet ve Ali de gelirler. Arkadaşlarımızı hemen serbest bırak derler. Gürgen elindeki makinenin düğmesine basıp onları da görmez eder. Körebe oyununda çok iyi olan Elif konsantre olup Gürgen'in elindeki makineye bir tekme atıp yere düşürür. Gürgen ve Azmi makineyi almak için eğildiklerinde elleri bağlı olan Ali ayağı ile düğmeye basar. Flaşın patlaması ile Azmi ve Gürgen geçici olarak kör olurlar. Bir süre sonra görmeye başlayan çocuklar Azmi ve Gürgen'i bağlayıp eşyaları ile saraydan çıkarırlar. Bir görevi daha başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 12. Bölüm Adalar

İstanbul Muhafızları 12. Bölüm Adalar

İstanbul Muhafızları 12. Bölüm Adalar

Güzel bir günde Mehmet Ali'ye bisiklete binmeyi öğretmektedir. Ali bir türlü bisikleti süremez bu durum onu fazlasıyla üzmektedir. Onlar çalışırken çınar bir sinyal gönderip yanına çağırır. Bu sırada Zeynep ve Elif de gelirler. Çocuklar çınara neler olduğunu sorarlar. Çınar Gürgen yine iş başında hazırlıklı olun der.

Bu sırada Gürgen Marmara denizinde bulunan adaları saymaktadır. Bu seferki hedefi adalardır. Gürgen çalışırken Azmi yanı başında çok konuşunca Gürgen sinirlenip ağzını bantlar. İşi bitince Azmi'nin ağzını açar. Azmi neden adalara saldıracağız diye sorar. Gürgen sebebini anlatır. ''Geçen gün Gürgen okul gezisi için arkadaşları ve öğretmenleriyle adalara gitmiştir. Arkadaşı Hasan'la çok güzel bir gün geçirmiştir. Akşama doğru son vapurun kalkma saatinde Hasan artık iskeleye gidelim öğretmen çağırıyor der. Gürgen gitmeyi kabul etmez. Bunun üzerine Hasan onu orada yalnız bırakıp gider. Gürgen yalnız kalınca iskeleye koşar fakat son vapur da kalkmıştır. O geceyi adada yalnız geçirmek zorunda kalır. Bu yüzden adalara zarar vermeyi kafasına koymuştur.'' Zaman kaybetmeden Azmi ve Gürgen Büyük adaya doğru yola çıkarlar.

İstanbul Muhafızları çınarın yönlendirmesi ile Büyük adaya gelip Azmi ve Gürgen'i aramaya başlarlar. Bu sırada Zeynep adalar hakkındaki bilgileri tabletinden okur. ''Büyük Ada Prens adalarının en büyüğüdür. Yüzölçümü 5400 metrekaredir. Adada çok güzel köşkler ve plajlar vardır. Burada motorlu araçlara binmek yasak olduğundan ulaşım bisiklet yada faytonlarla yapılmaktadır.'' Çocuklar Gürgen'i araya dursun Gürgen hazırlıklarını tamamlamıştır bile. Azmi korkunç bir canavar kostümü giyip denizde yüzmeye başlar. Amacı insanları korkutup adadan kaçırmaktır. Gürgen ise yeni icadı olan adaları birleştirmeye yarayan makineyi sahile kurmuştur. Bu sayede Marmara Denizindeki tüm adaları birleştirip kendisine uzay üssü yapmayı planlamaktadır. Çocuklar Gürgen'i bulunca ikiye ayrılırlar. Zeynep ve Ali Azmi'yi durdurmaya giderler. Çabuk olmak için buldukları iki bisiklete binerler. Ali çok korkmasına rağmen bisiklete biner ve sürmeyi başarır. Oyuncak bir köpek balığını denize bırakıp Azmi'yi korkutup kaçırırlar. Bu sırada Gürgen makinesini çalıştırıp sarsıntı oluşturur. Mehmet ve Elif onu nasıl durduracaklarını düşünürken Mehmet orada bulunan bir ata çok korkmasına rağmen biner. At hızla gelip arka ayakları ile Gürgen ve makinesine vurup ikisini de denize atar. Bu sayede çocuklar bir görevi daha başarıyla tamamlarlar.

İstanbul Muhafızları 11. Bölüm Kariye Müzesi

İstanbul Muhafızları 11. Bölüm Kariye Müzesi

İstanbul Muhafızları 11. Bölüm Kariye Müzesi

Zeynep arkadaşları Mehmet, Ali ve Elif'e bilgisayarda bazı programların nasıl kullanıldığına dair ders vermektedir. Bilgisayar kullanmak diğerleri için pek de kolay değildir. Zeynep bu işin uzmanı olmuştur. Hatta arada arkadaşlarına bununla ilgili şakalar yapar. Ali'nin bilgisayarını kendi tableti ile kontrol edip kapanmasını sağlar. Ali ve diğerleri bu işe çok şaşırırlar fakat çok geçmeden bunun Zeynep'in işi olduğunu anlarlar. Çocuklar kendi aralarında eğlene dursun bu sırada çınar sinyal gönderip onları yanına çağırır. Çocuklar hemen çınarın yanına gidip neler olduğunu sorarlar. Çınar Gürgen yine bir şeylerin peşinde bununla ilgili sinyaller alıyorum der.

Gürgen yine her zamanki gibi yeni bir saldırı için plan yapmaktadır. Yeni icadı olan ışınlama makinesi üzerinde çalışırken sağ kolu Azmi'den yardım ister. Azmi onu duymaz bile çünkü elindeki tabletten oyun oynamaktadır. Bu durum Gürgen'i bir hayli sinirlendirir. Azmi'nin elinden tableti alır. Azmi bu gün nereye saldıracağız patron diye sorar. Gürgen Kariye Müzesi diye cevap verip sebebini anlatır. ''Geçen gün okulda Gürgen arkadaşı Hasan'a cumartesi günü Türkiye'ye dünyaca ünlü bir astronotun geleceğini, söyleşi sonrası bir kişiye astronot kostümü hediye edeceğini anlatır. Cumartesi günü mutlaka o programa gitmesi gerektiğini söyler. Bu sırada öğretmeni cumartesi Kariye Müzesine bir gezi düzenleneceğini herkesin katılması gerektiğini söyler. Bunu duyan Gürgen çok sinirlenip Kariye Müzesini ortadan kaldırmaya karar verir.''

Gürgen yeni planı üzerinde çalışa dursun çınar çocuklara Gürgen'in Edirne Kapıdaki 1500 yıllık Kariye Müzesine saldıracağını söyler. İstanbul Muhafızları zaman kaybetmeden yola çıkarlar. Metroya binip Kariye Müzesine doğru giderler. Yolda Zeynep müze hakkında yaptığı araştırmayı arkadaşlarına okur. ''Kariye Müzesi İstanbul'un fethinden sonra camii olarak kullanılmıştır.Duvarları korunup resimler kapatılmıştır. Binaya bir mihrak ile minare eklenmiştir. İçi İstanbul'daki en süslü eserlerden biridir.sonraki zamanlarda büyük bir çalışma ile duvar resimleri tekrar ortaya çıkartılmıştır. İstanbul'da Topkapı Sarayı ve Ayasofya Müzesinden sonra en çok ziyaret edilen yer Kariye Müzesidir.''Çocuklar Kariye Müzesine geldiğinde Gürgen ve Azmi çoktan gelip hazırlıklarına başlamışlardır. Müzenin çevresine ışınlama cihazını yerleştirip makineyi kontrol etmek için bilgisayarın başına geçer. Çocuklar geldiğinde Gürgen cihazı çalıştırmıştır. Zeynep hemen tabletinden Gürgen'in bilgisayarına bağlanıp kendisi kontrol eder. Cihazın yönünü Gürgen'e doğru çevirip çalıştırır. Gürgen bir anda kopyalanıp iki tane oluverir. İki Gürgen kendi aralarında ben gerçek Gürgen'im diye tartışırken çocuklar bir görevi daha başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 10. Bölüm Kız Kulesi

İstanbul Muhafızları

İstanbul Muhafızları 10. Bölüm: Kız Kulesi

İstanbul Muhafızları güneşli bir günde çınarın yanında toplanıp uzaktan kumandalı maket uçakları ile yarış yaparlar. Yarışı Ali kazanır. Elif duruma biraz kızar. Çocuklar kendi aralarında eğlenirken yeni bir görev için çınar sinyal gönderip yanına çağırır. Dört arkadaş zaman kaybetmeden çınarın yanına giderler. Çınar yine Gürgen'in bir işler peşinde olduğunu, bununla ilgili sinyaller aldığını söyler.

Bu sırada Gürgen cam bir fanusun içinde Kız Kulesi maketini Azmi'ye gösterir. Azmi maketi eline alıp bakmak ister. Sakarlığı meşhur olan Azmi fanusu elinden düşürüp kırar. Çok sinirlenen Gürgen fanusu Azmi'ye yeniden tamir ettirir. Azmi kırılan parçaları yapıştırıp Gürgen'e verirken bugünkü hedefimiz neresi diye sorar. Gürgen bugün Kız Kulesine saldıracağız, onu küçültüp bu fanusun içinde bir süs eşyası gibi saklayacağım der. Azmi Gürgen'in neden orayı seçtiğini merak eder. ''Gürgen birkaç gün önce bir fotoğraf yarışmasına katılmıştır. Yarışmada ilk üçe gireceğine inanmaktadır. Fakat dereceye bile girememiştir. Yarışmayı kazanan ilk üç fotoğraf Kız Kulesi temalı fotoğraflardır. Gürgen o gün Kız Kulesini ortadan kaldırmaya karar vermiştir.'' Azmi hala Kız Kulesini nasıl bu küçük fanusa sığdıracaklarını merak etmektedir. Gürgen onunla ilgili bir planım elbette var derve yeni icadı için işe koyulur. Büyük uğraşlar sonucunda cisimleri küçülten bir makine yapar.

Gürgen planları üzerinde çalışa dursun çınar da çocuklara onun boğazın simgesi olan Kız Kulesine saldıracağını söyler. Kız Kulesi Üsküdarda bulunan son Bizans dönemi eserlerindendir. Çocuklar zaman kaybetmeden Kız Kulesinin olduğu yere giderler. Bu sırada Azmi ve Gürgen çoktan gelmiştir. Kız Kulesini küçültmeden önce onunla son bir öz çekim yapmak isterler. İki kafadar fotoğraf çekerken çocuklar gelirler. Gürgen yine işine engel olacakları için çok sinirlenir. Çocuklara ellerindeki küçültme makinesini gösterip Kız Kulesine veda edin der. Tam kuleyi küçültmek üzere makineyi çalıştıracağı sırada çocuklar maket uçaklarını onların üzerine doğru sürerler. Gürgen ve Azmi maket uçakları da küçültüp kurtulmak isterler. Ellerindeki makineleri uçaklara doğru çevirirler. Fakat uçaklardan biri üzerlerine doğru hızla gelince bir anda şaşırıp birbirlerini küçültürler. İki küçük parmak adama dönen Gürgen ve Azmi neye uğradıklarını şaşırırlar. Gürgen sinirle Azmi'yi kovalamaya başlar. Çocuklar bu görevi de başarıyla tamamlamanın verdiği mutlulukla çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 9. Bölüm Yıldız Sarayı

İstanbul Muhafızları

İstanbul Muhafızları 9. Bölüm: Yıldız Sarayı

Sıcak bir yaz gününde Ali ve Mehmet çınarın gölgesinde serinlemeye çalışırken bir anda kafalarına bir kar topu çarpar. Bu sıcakta kar topunun nereden geldiğini merak edip etraflarına bakınınca Elif ve Zeynep'i görürler. Elif ve Zeynep bir kar makinesi getirmişlerdir. Tam kar topu oynayacakları sırada çınar onları yeni bir görev için yanına çağırır. Çınarın yanına giden çocuklar yeni görevlerini sorarlar.

Bu sırada Azmi hasta olmuş yatak döşek yatmaktadır. Gürgen bir taraftan onunla ilgilenirken diğer taraftan yeni saldırısının planını yapmaktadır. Azmi nereye saldıracağız diye sorunca Gürgen Yıldız Sarayı diye cevap verip sebebini anlatır. Bir gün tarih dersinde öğretmeni Gürgen'e Abdulhamit Han devleti hangi saraydan yönetmiştir diye sorunca Gürgen Galatasaray diye cevap verir. Bunun üzerine bütün sınıf kendine gülmeye başlar. Öğretmen de kendisine kızınca Yıldız sarayına zarar vermeyi kafasına koyar. Zaman kaybetmeden yeni bir icat üzerinde çalışmaya başlar. İşi bittiğinde icadı olan makineyi Azmi'ye gösterir. Artık Saray'a saldırmak için hazırdır.

İstanbul Muhafızları çınardan Gürgen'in Yıldız Sarayı'na saldıracağı bilgisini alıp yola çıkarlar. Yıdız Sarayı'na gelen çocuklar zamanında Abdülhamit Han'ın kullandığı saltanat kapısından girip ikişerli gruplara ayrılarak Gürgen'i aramaya başlarlar. Onları hiçbir yerde bulamayınca henüz gelmediğine karar verip dinlenmeye karar verirler. Bu sırada Zeynep tabletinden Yıldız Sarayı hakkında bazı bilgiler edinip arkadaşlarına okur.'' Yıldız Sarayı 500.000 metrekare alana inşaa edilmiştir. Sarayda çok sayıda atölye, imarethane bulunmaktadır. Bunun yanı sıra içerisinde kütüphane, bahçe, köşk ve porselen fabrikası bulunmaktadır. Zamanında bir grup isyancı saraya saldırıp yakmak istemişlerdir.''Bu bilgi sayesinde Mehmet Gürgen'in de sarayı yakmak isteyeceğini düşünür. Hemen bir plan yapıp işe koyulurlar.

Bu sırada Azmi ve Gürgen yeni icatları ile sarayın içindeki köşkü yakmak üzere köşkün önüne gelirler. Gürgen makineyi ateşleyip köşkü yakmak üzereyken İstanbul Muhafızları yanlarında getirdikleri kar makinesi ile onları durdururlar. Gürgen ve Azmi'yi makine sayesinde birer buzdan adama çevirirler. Böylece Yıldız Sarayını onların elinden kurtarırlar. Görevi başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler. Yarım kalan kar topuna devam ederler. Azmi ve Gürgen buzun içinde hasta olup hapşırmaya başlarlar.

İstanbul Muhafızları 8. Bölüm Ayasofya

İstanbul Muhafızları

İstanbul Muhafızları 8. Bölüm: Ayasofya

İstanbul'un tarihi yapısını korumayı kendilerine görev edinmiş dört arkadaş çınarın gölgesinde ödevlerini yapmaktadırlar. Hepsi ödevini bitirir fakat Ali başını okuduğu kitaptan bir türlü kaldıramaz. Arkadaşları onun bu kadar heyecanla ne okuduğunu merak eder. Ali İstanbul'un tarihi ile ilgili bir kitap okuduğunu söyler. Bu sırada yeni bir görev için çınar onları yanına çağırır. Çocuklar zaman kaybetmeden çınarın yanına giderler. Çınar Gürgen'in yine bir şeylerin peşinde olduğunu, bununla ilgili sinyaller aldığını söyler.

Bu sırada Gürgen yeni planını Azmi'ye anlatmaktadır. Zavallı saf olan Azmi planı bir türlü anlayamaz. Gürgen iyice sinirlenip tekrar anlatır. Yeni hedeflerinin Ayasofya olduğunu söyler. Azmi neden orayı seçtin patron diye sorar. Gürgen tarih sınavında Ayasofya ile ilgili bir soruya yanlış cevap verdiği için tarih dersinden geçemediğini, bu yüzden astronot olma hayallerini yine ertelemek zorunda olduğunu söyler. Bu yüzden Ayasofya'yı mavi renge boyayıp ona zarar vermek istediğini söyler.

Gürgen Ayasofya'ya doğru yola çıka dursun İstanbul Muhafızları'da çınardan oraya saldıracağı bilgisini alıp zaman kaybetmeden oraya doğru yola çıkarlar. Gürgen insanlar içeriye girmesin diye Ayasofya'nın kapısına güvenlik şeridi çekip boya yapmak için duvara iskele kurar. Her şey hazır olunca Azmi'den boyaları ister. Azmi yanında sadece sulu boya getirmiştir. Gürgen bunu görünce iyice sinirlenip Azmi'yi kovalamaya başlar. Bu sırada İstanbul Muhafızları da Ayasofya Müzesine gelirler. Çocuklar kapıdaki güvenlik şeridini görünce bunun Gürgen'in işi olabileceğini düşünüp içeriye girerler. Zeynep tabletinden Ayasofya hakkındaki bilgileri okur. ''Ayasofya dünyanın en eski ve büyük ibadethanelerinden biridir. Yapımında 10.000 tane işçi çalışmıştır. 4 yılda tamamlanmıştır. İstanbul'un fethinden sonra camiye çevrilmiş 1935 yılında ise müzeye çevrilmiştir. Çökme tehlikesi geçirdiği zamanlarda Mimar Sinan çevresine ek yapılar inşaa etmiştir.''Bilgileri aldıktan sonra müzenin bahçesinde Azmi ve Gürgeni aramaya başlarlar. Duvara kurulmuş olan iskeleyi görünce gerçekten restorasyon çalışması var zannederler. İskeledekileri de gerçek işçi zannederler. Azmi ve Gürgen'i aramaya devam ederler. Bu sırada Mehmet bir şeylerden şüphelenir ve şüphesi doğru çıkar. İskelenin tepesindekilerin onlar olduğunu anlayınca gidip iskeleyi sallamaya başlarlar. İskele olduğu yerde yıkılır. Bu sırada Azmi ve Gürgen B planına geçip sırtlarına bağladıkları roketler ile havalanırlar. Çocuklar onları nasıl yakalarız diye düşünürken Elif yerden aldığı tahta parçasını Azmi'ye fırlatır. Dengesini kaybeden Azmi Gürgen'den tutunur. Yanlışlıkla Gürgen'in üzerindeki fırlatma kolunu çeker. İki şaşkın haydut gökyüzüne doğru uçuşa geçer. Çocuklar bir görevi daha başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 7. Bölüm Yedikule Zindanları

İstanbul Muhafızları 7. Bölüm Yedikule Zindanları

İstanbul Muhafızları 7. Bölüm: Yedikule Zindanları

İstanbul Muhafızları sözleşip çınarın yanında buluşmaya karar verirler. Buluşma yerine ilk önce Elif gelir. Arkadaşlarını beklemeye başlar. Arkadaşları gecikince yavaş yavaş sinirlenir. Bir süre sonra Zeynep ve Mehmet de gelirler. Elif yine de beklediği için sinirlidir. Ali'yi beklemeye başlarlar. Ali çoktan gelmiş çınarın arkasında saklanmaktadır. Bulunduğu yerden çıkmak istemez çünkü yüzünde bir sivilce çıkmıştır ve arkadaşlarının kendisi ile alay edeceğinden korkar. Çocuklar Ali'nin sesini duyunca yanına giderler. Bu sırada çınar onlara bir sinyal gönderip yanına çağırır. Çocuklar zaman kaybetmeden yanına giderler. Çınar çocuklara Gürgen'in yine bir şeylerin peşinde olduğunu söyler.

Bu sırada Gürgen yeni planı üzerinde çalışmaktadır. Çizimlerini bitirdiğinde Azmi nereye saldıracaklarını sorar. Gürgen Yedikule Zindanlarına saldıracağız diye cevap verir. Azmi neden orayı seçtiğini merak eder. Gürgen sebebini anlatır. Geçenlerde arkadaşı Hasan ile parkta salıncakta sallanırken Hasan ailesi ile birlikte Yedikule Zindanlarını gezmeye gittiğini söyler. Zindanlardaki bazı kulelerin Osmanlı döneminde hapishane olarak kullanıldığından bahseder. Bunu duyan Gürgen bir taşla iki kuş vurabileceğini düşünüp buraya saldırmaya karar verir. Hem tarihi zindanları yok edecek hem de Mehmet ve arkadaşlarını oraya hapsedecektir. Bu düşünceler ile harekete geçer.

Azmi ve Gürgen soluğu Yedikule Zindanlarında alırlar. Gürgen tuzağını hazırlayıp beklemeye başlarlar. Bu sırada İstanbul Muhafızları da Zindanlara gelir. Zeynep tabletinden araştırma yapıp Yedikule Zindanları hakkında bilgileri arkadaşlarına okur. '' Yedikule Zindanları misafir kralları karşılamak için Bizans döneminde yapılmıştır. Daha sonra gözetleme kuleleri eklenip hapishane olarak kullanılmıştır. Bir dönem devletin hazinesi burada bulunmuş. Daha sonraki dönemlerde hayvanat bahçesi ve kız sanat evi olarak kullanılmıştır.'' Çocuklar Zeynep'in okuduklarını dinlerken Azmi ve Gürgen gelir. Çocuklar onları yakalamak için üstlerine doğru koşmaya başlarlar. Bu sırada Gürgen elindeki uzaktan kumandaya basıp daha önce yere hazırladığı tuzağın kapağını açar. Çocuklar ne olduğunu anlamadan kendilerini bir kuyuda bulurlar. Gürgen'in talimatı ile Azmi çocukların ellerini bağlayıp Gürgen'in yanına getirir. Gürgen onlara yeni planını anlatır. Kendi icadı olan ışınlama makinesi ile Yedikule Zindanlarını çölün ortasına ışınlayacağını söyler. Azmi'ye çocukları zindanlardan birine kapatmasını ve sıkı sıkı bağlamasını söyler. Gürgen son hazırlıklarını yaparken Azmi çocukları zindana götürüp bağlar. Azmi hepsini çok sıkı bağlamıştır fakat bir tek Ali'yi çok sıkı bağlamamıştır. Ali biraz çabaladıktan sonra iplerden kurtulur. Zaman kaybetmeden Gürgen'i durdurmak için koşar. Gürgen makineyi çoktan çalıştırmıştır. Makineden çıkan ışınlar Kuleye isabet etmeden Ali yerden bulduğu ayna ile ışınları makineye yansıtır. Bu sayede makine Azmi ve Gürgen'le birlikte çöle ışınlanır. Elif'in çabaları ile kurtulan çocuklar Ali'nin yanına gelirler. Bir görevi daha başarıyla tamamlayan İstanbul Muhafızları çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 6. Bölüm Emirgan Korusu

İstanbul Muhafızları 6. Bölüm Emirgan Korusu

İstanbul Muhafızları 6. Bölüm: Emirgan Korusu

İstanbul'u korumakla görevli dört arkadaş Elif, Zeynep, Ali ve Mehmet çınarın gölgesinde birbirlerine bilmece sorup eğlenirken çınar onları acil bir durum için yanına çağırır. Çocuklar çınarın yanına gidip neler olduğunun sorarlar. Çınar Gürgen Ve Azmi yine bir şeylerin peşinde, bununla ilgili sinyaller alıyorum der.

Bu sırada Gürgen kendisi için bir koru inşa etmeye karar vermiş, bununla ilgili çizimler yapmaya başlamıştır. Bu fikrini daha önce arkadaşı Hasan ile paylaştığında Hasan ona İstanbul'un en büyük ve en önemli korusunun Emirgan Korusu olduğunu söylemiştir. Bunu duyan Gürgen benim korum ondan daha büyük olmalı diye düşünüp Emirgan Korusundaki laleleri yok etmeye karar vermiştir. Yardımcısı Azmi bu fikri duyunca kendisi için de küçük bir bahçe istemiş fakat Gürgen bunu kabul etmeyip onu yanından kovmuştur. Zavallı Azmi buna çok üzülüp köyüne dönmeye karar verir. Yalnız kalan Gürgen pişman olup üzülmeye başlar. Azmi'yi nasıl geri getirebilirim diye düşünüp onun için de bir bahçe yapmaya karar verir.

İstanbul Muhafızları çınardan Gürgen'in Emirgan Korusuna saldıracağı bilgisini alırlar. Hemen temkinli olup Gürgen'in harekete geçeceği anı beklemeye başlarlar. Zeynep'in tabletine sinyal gelir gelmez hemen Emirgan Korusuna giderler. Zeynep önce arkadaşlarını koru hakkında bilgilendirir. '' Emirgan Korusu İstanbul Boğazının kıyısında kocaman bir alanda yer alır. İçerisinde Sarı Köşk, Beyaz Köşk ve Pembe Köşk vardır. Ayrıca rengarenk laleler ve harika bir göl bulunmaktadır. '' Çocuklar koruda Gürgen'i ararken Gürgen bütün laleleri toplayıp kamyonetine yüklemektedir. Amacı Azmi'ye sürpriz yapmaktır. Çocuklar kendisini fark edince kamyonetine binip kaçmaya başlar. Çocuklar kestirme yoldan onu takip ederler. Kamyonet yolda ufak bir kaza yapar. Öndeki arabaya çarpınca Gürgen kamyonetten iner. Çocuklar fırsattan istifade arkadaki lale dolu olan kutuları içinde soğan dolu olan kutularla değiştirirler. Gürgen hiç bir şeyden habersiz tekrar yola koyulur. Soluğu Azmi'nin köyünde alır. Azmi Gürgen'i görünce çok sevinir. Gürgen arkadaşına kamyonetin arkasında bir sürpriz olduğunu söyler. Sana yapacağım bahçe için lale getirdim der. Azmi heyecanla kutuları açar fakat lele yerine soğanları görür. Gürgen gördükleri karşısında şaşkına dönüp, yine o çocuklar işime engel oldular diye bağırır. İstanbul Muhafızları kurtardıkları laleleri tekrar korunun bahçesine dikerler. Bir görevi daha başarıyla tamamlamanın verdiği mutlulukla çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 5. Bölüm Galata Kulesi

İstanbul Muhafızları 5. Bölüm Galata Kulesi

İstanbul Muhafızları 5. Bölüm: Galata Kulesi

İstanbul'u kötülüklerden korumakla görevli dört arkadaş Elif, Mehmet, Zeynep ve Ali ulu çınarın gölgesinde istop oynayıp eğlenirken Ulu Çınar onlara bir sinyal gönderip yeni görevleri için yanına çağırır. Dört arkadaş zaman kaybetmeden çınarın yanına giderler. Bugünkü görevlerini çok merak etmektedirler. Çınar Gürgen ve Azmi'nin yine bir işlerin peşinde olduğunu çocuklara bildirir.

Bu sırada Gürgen yeni planı üzerinde çalışmaktadır. Azmi bu günkü hedefimiz neresi diye sorunca Gürgen Galata Kulesi diye cevap verir. Daha sonra neden orayı seçtiğini Azmi'ye anlatır. ''Bir gün arkadaşı Hasan'la yolda yürürken ona dünyada uçan ilk insanın kendisi olduğunu söyler. Hasan dünyada uçan ilk insan sen değil Hezarfen Ahmet Çelebi'dir der. Hezarfen kendi yaptığı kanatlarla Galata Kulesinden Üsküdar'a kadar uçmayı başarıp tarihe geçmiş bir insandır der. Bunun üzerine Gürgen Galata Kulesi'ni ortadan kaldırıp, ilk uçan insan kendisi olarak tarihe geçmeyi planlar. Bu sayede bir türlü geçemediği tarih dersinden de geçebileceğine inanır.''

Zaman kaybetmeden Gürgen ve Azmi soluğu galata Kulesinde alırlar. Kulenin dört bir yanına Gürgen'in yaptığı roketleri yerleştirirler. Bir roketi de yedek olarak ayrı bir yere koyarlar. Amaçları Galata Kulesini bir füze gibi uzaya fırlatmaktır. Bütün hazırlıkları yaptıktan sonra Gürgen daha önce hiç çıkmadığı Galata Kulesine bir kez çıkıp etrafı izlemek ister. Azmi ile birlikte kuleden etrafı izlerken İstanbul Muhafızları gelirler. Zeynep tabletinden Galata Kulesi ile bilgileri okuyup arkadaşları ile paylaşır. '' Galata Kulesi dünyanın en eski kulelerinden biridir ve yüksekliği 70 metredir'' der. Gürgen ve Azmi çocukların geldiğini görünce merdivenlerden aşağıya kaçarlar. Bu sırada çocuklar onları yakalamak için asansörle yukarıya çıkarlar. Çocuklar onların yukarıda olmadığını görünce bu kez merdivenlerden aşağıya inerler. Bu sefer de Gürgen ve Azmi asansörle yukarıya çıkarlar. Bu işin böyle çözülemeyeceğini anlayan Mehmet ikiye ayrılalım, iki kişi merdivenle iki kişi asansörle çıksın der. Mehmet'in planını anlayan Gürgen işi sağlama alıp bellerine kalın ip bağlayıp kuleden aşağıya inerler. İner inmez roketlerin zaman ayarını yapıp köşeden izlemeye koyulurlar.

Çocuklar tekrar aşağıya indiğinde roketlerin patlamak üzere olduğunu fark ederler. Zaman ayarlı roketleri duyurdurmak için dörde ayrılıp her birini kendi yöntemleri ile durdurmayı başarırlar. Son yedek roketin yanında kendileri izleyen azmi ve Gürgen'i görüp sıra onları yakalamaya geldi derler. Zeynep tableti ile son  roketi kontrol edip ateşler. Havalanan roket Azmi ve Gürgen'le birlikte gökyüzüne doğru yola çıkar. Gürgen uçarken dünyada uçmayı başaran ikinci insan ben oldum diye düşünür fakat bu durumdan hiç memnun olmaz. Çocuklar bir işi daha başarmanın mutluluğu ile çınarın yanına dönerler.

Maşa İle Koca Ayı: Maşa Makyaj Yapıyor

Maşa İle Koca Ayı: Maşa Makyaj Yapıyor

Maşa İle Koca Ayı: Maşa Makyaj Yapıyor

Maşa güne mutlu bir şekilde başlar. Penceresinden dışarıya baktığında tüm hayvanları aşağıda görür. Oyun oynamak isteyen Maşa kalın bir ipi kement yapıp atar. Bir anda ayağı takılıp pencereden domuzcuğun üzerine düşer. Domuzcuk onu koşarak Koca Ayı'nın evine götürür. Bu sırada Koca Ayı Dişi ayı ile kitap alışverişi yapmaktadır. Maşa ve domuzcuk büyük bir gürültüyle yanlarına gelirler. Dişi Ayı uslu durması için kitabını Maşa'ya verir. Kitap Maşa'nın çok ilgisini çekmiştir. İçerisinde nasıl güzel olunabileceğiyle ilgili yazılar yazmaktadır. Maşa zaman kaybetmeden aynanın karşısına geçer. Bir taraftan makyaj yapıp, saçlarını yaparken diğer taraftan da şarkı söyler.

Sonraki adıma geçelim, Gölge rimel renkli bir ruj işte gerekli olan bu, Kraliçeler gibi olacağım, Çok denedim olmadı kendimi sevemedim,

Gerçek böyle çok çirkinse ördek olayım daha iyi, Dergilerden öğrendim insanları etkilemeyi, Güzellik çarpıcı değilse kimse ondan etkilenmez, Bu çok yorucu ve de çok sıkıcı, Ama ben değişeceğim baştan aşağı, Krem ve pudra süreceksin en basit değişim için,Bırakmalıyım makyaj merakını, İtiraf ediyorum çok ileriye gittim, Aynaya baktığım zaman herşeyi daha net gördüm, Böyle korkunç görünüyorum, Gözler önündeki gerçek apacık ve çok daha net, Makyajla güzellik çok yapay
Maşa İle Koca Ayı

Koca Ayı koltuğunda sudoku çözerken Maşa ayna başında saçlarını şekilden şekile sokup komik makyajlar yapar. En sonunda saçını ve makyajını bitirip Koca Ayı'dan resmini çekmesini ister. Koca Ayı onun bu makyajlı halini beğenmeyip sinirle evden çıkıp gider. Domuzcuğa gidip Maşa'yı getirdiği gibi götürmesini söyler. Birlikte eve geldiklerinde Koca Ayı şok olur. Maşa evi adeta bir güzellik merkezine çevirmiştir. Bütün hayvanları toplayıp onlara saç ve makyaj yapmaktadır. Koca Ayı sinirle hepsini dışarıya atar. Maşa'yı da domuzcuğun sırtına bindirip evine gönderir.

Maşa İle Koca Ayı: Çabuk İyileş

Maşa İle Koca Ayı: Çabuk İyileş

Maşa İle Koca Ayı: Çabuk İyileş

Koca Ayı evinde maket uçağı ile oynamaktadır. Dışarıya çıkmak için kapıyı açtığında kendisine doğru gelmekte olan Maşa'yı görür. Kapıyı kapatıp maket uçağı şöminenin içine saklar. Şöminedeki kömür tozları burnuna kaçar ve hapşırmaya başlar. Bu sırada Maşa içeriye girer. Koca Ayının hapşırdığını görünce hasta olduğunu zanneder. Onu iyileştirmek için bu günlük doktoru olabileceğini söyler. Hemen doktor malzemelerini getirip arkadaşını muayene eder. İhtiyacı olan şeyin yatak istirahati olduğunu söyleyip Koca ayıyı yatırır.

Başına ve ayaklarının altına yastık koyar. Büyük bir semaverle böğürtlen çayı getirir. Tatlı böğürtlen reçelini yedirir. Koca Ayı halinden fazlasıyla memnundur. Bir süre sonra böğürtlen çayı biter. Maşa ormana böğürtlen toplamaya gidince Koca Ayı yataktan fırlayıp maket uçağıyla oynar, gitar çalar, televizyonda maç izler. Maşa'nın geldiğini duyunca yeniden yatağa girer. Maşa arkadaşını yeniden kontrol eder. İyileşmediğini anlayınca yatak istirahatine devam etmesini söyleyip yeniden ormana böğürtlen toplamaya gider. Akşama kadar Maşa arada bir gelip Koca ayıyı kontrol edip ormana gider. Maşa'nın her gitmesinde koca ayı yataktan çıkar. Bu böyle günlerce devam edip gider. Bir kaç gün sonra Maşa yeniden gelir. Maşa'nın kendisine bakmasından çok hoşnut olan Koca Ayı hasta numarası yapmaya devam eder. Ve birgün yaptığı numara gerçek olur. Yerde duran maket uçağı almak için eğildiğinde beli tutulup öylece kalakalır. Maşa yapacak başka bir şey kalmadı deyip iğneyi saplar. Daha sonra dışarıda duran tekerleri bile olmayan eski bir ambulansı kurtlardan yardım isteyerek Koca ayının evine çekerler. Koca Ayıyı ambulansa yükleyip götürürler.

Kurtlar ambulansı arkadan ittirerek yokuşu çıkarlar. Fakat ambulans bir anda ellerinden kayınca yokuş aşağı hızla gitmeye başlar. En sonunda bir taşa çarpıp durur. Ambulansın kapısı açılınca Koca Ayı aşağı düşer. Ayağa kalktığında belinin ağrısının geçmiş oduğunu fark eder. Bu sefer Maşa ve kurtlar ambulansa binip Koca Ayı arkadan ittirir. Eksoz dumanı burnuna kaçınca yeniden hapşırır. Bir anda Maşa elinde kocaman bir iğne ile karşısında belirir.

Maşa İle Koca Ayı: Çözülmesi Zor Dava

Maşa İle Koca Ayı: Çözülmesi Zor Dava

Maşa İle Koca Ayı: Çözülmesi Zor Dava

Koca Ayı evinde puzzle yapmaya karar verir. Çayını ve simitlerini hazırlayıp puzzle yapmaya koyulur. Fakat bir anda Maşa'nın geldiğini ve puzzle bozduğunu, her şeyi darmadağın ettiğini hayal eder. Bunun üzerine bir ağacın tepesine tahtalardan kendisine yer yapar. Tahtaları çakarken çekici eline vurur. Eve yara bandı almaya gittiğinde yanlışlıkla sağa sola çarpıp etrafı dağıtır. Maşa gelmeden puzzle alıp ağaçtaki yerine çıkar. Bu sırada Maşa domuzcuğun evinde dedektif Sharlok Holmes kitabı okumaktadır.

Domuzcukla birlikte kitabı okuyarak Koca ayının evine doğru gelir. Kitaptan fazlasıyla etkilenen Maşa keşke çözmemiz gereken bir dava olsaydı der. Bu sırada Koca Ayının darmadağın evini görüp dedektifçilik oynamaya başlar. Domuzcukla birlikte önce etrafta Koca Ayıyı ararlar. Bulamayınca Maşa dedektif kıyafetlerini giyip elindeki büyüteçle etrafı incelemeye başlar. Buz dolabının içini boş görünce bu çözülmesi zor bir dava der. Delilleri takip ederek dışarıya çıkarlar. Tepenin başındaki eski terk edimiş ambulansa kadar giderler. Ambulansın içinde kurtlar ziyafet çekmektedir. Maşa kapıyı açıp eller yukarı der. Kurtlara Koca Ayıyı ne yaptınız diye sorar. Kurtlar ormanda dolaşırken Koca Ayının evinin kapısının açık olduğunu, sadece içeriye girip dolaptaki yemekleri aldıklarını anlatırlar. Bu sefer tavşandan şüphelenen Maşa ona bildiklerini anlatmasını söyler. Tavşan bahçede havuç toplarken ağaçtan bir tahta sandık düştüğünü sonra Koca Ayının koşarak eve doğru gittiğini anlatır. Maşa kafasını yukarıya kaldırınca ağacın tepesinde Koca Ayının yalnız kalmak için yaptığı yeri görür. Hayvanların yardımıyla ağaca tırmanır.

Bu sırada Koca Ayı puzzle ın son parçasını yerleştirmektedir. Tam bitirdiği sırada Maşa karşısına çıkıp buldum seni diye bağırır. Bir anda korkan Koca Ayının elindeki puzzle yerlere saçılır. Kensisi de semaveri ile birlikte aşağıya düşer. Bir süre sonra Koca Ayı evinde dinlenirken Maşa ve domuzcuk da yerde puzzle çözerler. Maşa'nın çok kolay bir şekilde puzzle yapması Koca Ayıyı kızdırır.

Maşa İle Koca Ayı: Ve Motor

Maşa İle Koca Ayı: Ve Motor

Maşa İle Koca Ayı: Ve Motor

Dışarıda lapa lapa kar yağdığı için Maşa ve Koca Ayı evin içine hapsolmuştur. Maşa'nın canı çok sıkılır, dışarıda oynamak ister. Fakat kar o kadar şiddetli yağıyordur ki kapı açılmaz bile.

Koca Ayı sıkıntısını geçirmek için kitap okumaya karar verir. Tabi Maşa onu rahat bırakmaz. Çok sıkıldım diye mızmızlanıp durur. Koca Ayı ona da bir kitap verir ama Maşa okumak istemez. Bu sefer çizgi film izlesin diye televizyonu açar fakat kar yağışından dolayı televizyon da çalışmaz. Son çare Maşa'nın önüne renkli boyalar ve kağıtlar koyar oyalansın diye. Maşa resim yapmak da istemez ve aklına bir fikir gelir. Hadi film çekelim der. Hemen gidip dolaptan kamerayı çıkarır. Koca Ayı önce senaryo yazmamız gerekiyor diye düşünüp daktilosunu çıkarır ve senaryosunu yazmaya başlar. Maşa onun yazdığı senaryoyu sıkıcı bulup kağıdı yırtar.

Kendi fikrini yazmaya başlar. Maşa bir süper kahraman filmi çekmek istemektedir. Koca Ayı da onun fikrini beğenmez ve Titanik gemisiyle ilgili bir senaryo yazar. Maşa bu filmin başrolü ben değilim diye kızar ve onu da yırtar. Koca Ayı kızmamasını söyleyip bu kez de Pamuk Prenses ve Yedi Cüceleri senaryolaştırır. Maşa yine beğenmez ve yırtar. Daha sonra King Kong senaryosu yazar. Koca Ayı da onu beğenmez. Bu böyle uzun bir süre sürüp gider. Birbirlerinin senaryolarını bir türlü beğenmezler. En sonunda Koca Ayı kendi hikayelerini yazmayı önerir. Bu fikir Maşa'nın hoşuna gider. İki arkadaş oturup '' Maşa İle Koca Ayı'' hikayesi yazarlar.

Maşa İle Koca Ayı: Yılda Bir

Maşa İle Koca Ayı: Yılda Bir

Maşa İle Koca Ayı: Yılda Bir

Koca Ayı doğum gününü kutlamak için bütün hayvan dostlarını evine davet eder. Bütün hayvanlar hediyelerini alıp gelirler. Maşa ise tesadüfen Koca Ayı'nın evine gelir. Doğum gününü unuttuğu için eli boş gelmiştir. Koca Ayı onu da içeriye alıp pastasını getirir. Hep birlikte doğum gününü kutlayıp dağılırlar. Maşa giderken Koca Ayı'ya kendi doğum gününe az kaldığını hediyesini unutmamasını söyler. Eğer unutursan önemli değil ben sana hatırlatırım deyip gider. Ertesi sabah erkenden gelip Koca Ayı'yı uyandırır. Doğum günümü unutmadın değil mi der. Kendisine alınmasını istediği hediyeleri listeleyip Koca Ayı'ya verir. Giderken bir şarkı söyler.

Maşa İle Koca Ayı: Yılda Bir
Zaman hızlı akmıyor ki koca bir yıl bekleyelim
Doğum günü pastasını yiyebilmek için
Bir çocuk sabırsızlanır dilinde tanıdık bir melodi
İyiki doğdum ben, iyiki doğdum ben
İyiki doğdum ben, iyiki doğdum ben

Yılda bir kutlamamız var
Hazırlanıp çağırayım bütün dostlarımı
En güzel hediyelerle şarkılarla kutlayalım
İyiki doğdum ben, iyiki doğdum ben
İyiki doğdum ben, iyiki doğdum ben
Maşa İle Koca Ayı: Yılda Bir

Maşa 180 gün boyunca her gün bir şekilde doğum gününü hayvan dostlarına ve Koca Ayı'ya hatırlatır. Ve o gün gelip çatar. Maşa en güzel kıyafetlerini giyip hediyelerini karşılamak için dışarıya çıkar. Hiç kimsenin gelmediğini görünce belki Koca Ayı'nın evindedirler diye oraya gider. Fakat evde hiç kimse yoktur. Sonra sırayla diğer hayvanların evine gider. Fakat ortalıkta hiç kimse yoktur. Bu sırada bir rüzgar çıkar. Rüzgar Maşa'nın elindeki balonu uçurur. Maşa da balonla birlikte uçar. En sonunda yere düşer. Üstü başı kirlenmiştir. Bu benim en kötü doğum günüm der. Ağlayarak iyiki doğdum ben diye şarkı söyler ve evinin yolunu tutar. Eve geldiğinde balonlar ve havai fişeklerle karşılanır. Koca Ayı ve hayvan dostları ona sürpriz bir parti hazırlamıştır. Maşa'nın keyfi yerine gelir. Hep birlikte pastayı üfleyip doğum gününü kutlarlar.

Maşa İle Koca Ayı: Okulun İlk Günü

Maşa İle Koca Ayı: Okulun İlk Günü

Maşa İle Koca Ayı: Okulun İlk Günü

Koca Ayı evinde maket gemi yapmaktadır. Bu sırada bisikleti ile çat kapı Maşa gelir. Koca Ayı'nın etrafında bisikleti ile dönüp durur. Bu sırada televizyonda okul sezonunun açıldığı söyleniyordur. Maşa da diğer çocuklar gibi okula gitmek ister. Koca Ayı'dan yarın için bir derslik yapmasını ister. Maşa gittikten sonra Koca Ayı işe koyulup bir sıra ve öğretmen masası yapar. Ertesi gün Maşa okul kıyafetlerini giyip gelir. Koca Ayı'nın yaptığı dersliği görüp çok beğenir.

Zaman kaybetmeden çantasını sırasına koyup ders için hazırlanır. Koca Ayı Maşa'nın öğretmeni olmuştur. İlk ders yazma dersidir. Koca Ayı tahtaya çizgiler çizip Maşa'ya da defterine çizmesini söyler. Maşa her bir sayfaya bir çizgi çizip defteri bitirir. Daha sonra Koca Ayı'nın verdiği tebeşir ile tüm tahtayı çizgilerle doldurur. Tenefüs zili çalınca Maşa yaramazlık yapıp oynamaya başlar. İkinci ders aritmetiktir. Koca Ayı elmalarla Maşa'ya toplama işlemini öğretmeye çalışır. Fakat her arkasını dönmesinde Maşa elmaları yer. Koca Ayı onu yakalar. Ve yine zil çalıp tenefüs olur. Maşa sevinçle oynamaya başlar. Üçüncü ders okuma dersidir. Koca Ayı önce Maşa'ya alfabeyi öğretir. Sonra heceleyerek okumayı öğretir. Maşa kitap okumayı çok sevmiştir saatlerce heceleyerek kitap okur. Vakit geç olmuştur.

Koca Ayı'nın uykusu gelir. Maşa'nın eline marangoz malzemelerini verip yukarıya uyumaya çıkar. Ertesi sabah pencereyi açtığında evinin üzerinde Maşa'nın yaptığı dev gemiyi görür. Sevinçle geminin dümenine geçer.

Maşa İle Koca Ayı: Süper Kahraman

Maşa İle Koca Ayı: Süper Kahraman

Maşa İle Koca Ayı: Süper Kahraman

Sonbahar gelmiş yapraklar sararmıştır. Hayvanlar dışarıda sarı yapraklar ile oynarken Maşa odasında kendi kendine bir oyun geliştirmiştir. Süper kahraman kostümü giyip iyileri kötülerin elinden kurtarma oyunu oynar. Daha sonra çıkıp dışardakilere yardım etmeliyim diye düşünür. Kapının önündeki hayvanlara yardıma ihtiyacınız varsa yardım edebilirim der. Hayvanlar hayır anlamında başını sallar. Bunun üzerine Maşa Koca Ayı'nın evine doğru yola çıkar.

Bu sırada Koca Ayı evinde kendi hayatını anlattığı bir kitap yazmaya başlamıştır. Fakat yazdığı hiç bir şey içine sinmez. Kağıtları bir bir buruşturup atar. Bir türlü konsantre olamaz.
Maşa yolda giderken ormandaki hayvanlara uğrayıp kurtarılmak isteyen varsa yardım edebilirim, ben süper kahramanım der. Fakat hayvanlar onunla dalga geçip gülerler. En sonunda Maşa sinirlenip sincaplara bir kozalak fırlatır. Sincaplar sinirlenip Karşı atağa geçerler. Maşa aceleyle Koca Ayı'nın evine dalar. Masaya çarpıp yazdığı bütün kağıtları dağıtır. Koca Ayı çok kızar. Maşa ise üzülür. Bu sırada dağılan kağıtlardan bir tanesi kapıdan uçar gider. Koca Ayı kağıdın peşinden koşar. Onu tam da tren raylarında yakalar. Fakat bir sorun vardır. Ayağı raylara sıkışır. Uzaktan trenin geldiğini görüp bağırıp yardım çağırır. Ormandaki hayvanlar yardıma gelip Koca Ayı'yı sıkıştığı yerden kurtarmaya çalışırlar. Fakat bir türlü çıkaramazlar.

Maşa uzaktan onların sesini duyup yardıma koşar. Tren tam yaklaştığı sırada üzerlerine atlayıp hepsini birden kurtarır. Daha önce kendisiyle dalga geçen hayvanlar bu sefer onu alkışlamaya başlar. Ertesi gün Maşa evinde uyurken Koca Ayı ve hayvanlar ona bir sürpriz hazırlarlar. Odasına gerçek bir süper kahraman kostümü koyarlar. Maşa sabah olunca kendi kıyafetlerini giyip arkadaşlarının yanına gelir. Koca Ayı neden süper kahraman kostümünü giymedin diye sorunca Maşa ben sizi bu kıyafetlerim ile de kurtarabilirim diye cevap verir.

Maşa İle Koca Ayı: Yer Değiştirme Günü

Maşa İle Koca Ayı: Yer Değiştirme Günü

Maşa İle Koca Ayı: Yer Değiştirme Günü

Koca Ayı eskiden çalıştığı sirkte kazandığı ödülleri tavşana gösterir. Tavşan ona inanmayıp dalga geçerek güler. Koca Ayı onu inandırmak için tek tekerlekli bisikleti ile ona numaralar yapar. Bisikletin tekerini yükselttikçe yükseltir. En sonunda dengesini kaybedip bisikletten düşüp bayılır. Tavşan ne yapacağını bilemez. Hemen Maşa'ya haber vermeye gider. Bu sırada Maşa evinde odasını temizlemektedir. Tavşan aceleyle gelip olan biteni anlatır. Maşa arkadaşına bir şey olmasından çok korkar. Zaman kaybetmeden Koca Ayı'nın evine giderler.

Koca Ayı başını yere vurduğundan olacak ki tuhaf tavırlar sergilemeye başlar. Tıpkı Maşa gibi davranır. Onun eşarbının aynısından başına takıp etrafı dağıtır. Ormana koşup hayvanları rahatsız eder. Binbir türlü yaramazlık yapar. Maşa ne olduğuna bir türlü anlam veremez. Onu durdurmaya çalışsa da bir türlü başaramaz. Koca Ayı en sonunda Maşa'nın evine gidip yeni temizlediği odasını alt üst eder. Maşa buna çok sinirlenir. Koca Ayı'nın tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu düşünüp tepenin başındaki ambulansa götürür. Oradaki kurtlardan yardım ister. Bu sırada Koca Ayı ambulansa binip tepeden aşağı rast gele sürmeye başlar. En sonunda bir taşa çarpıp durur. Çarpmanın etkisiyle başına yeniden darbe alır. Hep birlikte onu eve getirirler. Koca Ayı kendine geldiğinde normale dönmüştür. Herkes rahat bir nefes alır.

Maşa İle Koca Ayı: Tanışma Hikayesi

Maşa İle Koca Ayı: Tanışma Hikayesi

Maşa İle Koca Ayı: Tanışma Hikayesi

Küçük Maşa evcil hayvanları ile oyun oynamayı çok sever. Fakat çok yaramaz olduğu için hayvanlar artık ondan korkmaktadır. O sabah Maşa sevinçle hayvanlarla oynamak için bahçeye çıkar. Maşa'nın geldiğini fark eden hayvanlar saklanırlar. Maşa her yerde onları arar. Oynayacak kimseyi bulamadığı için bir kelebeğin peşine takılıp ormana gider.

Bu sırada Koca Ayı huzurlu evinde kendisine çay hazırlayıp bahçede keyifle çayını içer. Sonra da oltasını alıp göle balık tutmaya gider.

Maşa ormanda gördüğü her hayvanın peşinden koşar. Onu gören hayvanlar can havliyle kaçmaya başlar. Hayvanlardan umudu kesen Maşa bir elma ağacı görür. Ağaca tırmanıp bütün elmaları dişler. Dalda son kalan elmaya uzanırken bir anda dengesini kaybedip aşağı düşer. Tepeden aşağı yuvarlanıp kendisini Koca Ayı'nın bahçesinde bulur. Yanlışlıkla kovanlara çarpıp arıları kızdırır. Arılardan kaçarken bahçeyi yerle bir eder. En sonunda kendisini eve zor atar. İlk defa gördüğü bu evi çok beğenir. Merakla evi gezerken her yeri dağıtır. Sonra da Koca Ayı'nın yatağında zıplamaya başlar.

Koca Ayı balıktan dönüp bahçesinin halini görünce çok şaşırır. Hemen içeriye girip etrafa bakar. Evin de dışarıdan farkı yoktur. Bu sırada yatakta zıplayan küçük kızı görür. Başta onu korkutmak ister. Var gücüyle kükrer ama Maşa korkmaz aksine bir daha yap der. Koca Ayı sinirlenip onu kapının önüne koyar. Maşa tekrar içeri girer. Bu kez Koca Ayı onu daha uzağa götürüp bırakır ama Maşa yine gelir. Her defasında daha uzağa götürür ama küçük kızdan bir türlü kurtulamaz. En sonunda bisiklete binip onu ormanın derinliklerine götürür. Küçük kızı orada bırakıp eve döner. Evini derleyip toplar. Gece olduğunda Koca Ayı Maşa'yı ormanda yalnız bıraktığı için pişman olup üzülür. Hemen ormana onu aramaya gider. Her yeri arar ama küçük kızı bulamaz. Üzüntüyle evine döndüğünde Maşa'yı evinde görüp çok mutlu olur. Birlikte biraz oynarlar. Maşa geç oldu eve gitmeliyim deyince onu Koca Ayı evine bırakır. Tekrar evine döndüğünde Maşa'dan öğrendiği gibi yatakta zıplamaya başlar.

Maşa İle Koca Ayı: Eğlenceli Anlar

Maşa İle Koca Ayı: Eğlenceli Anlar

Maşa İle Koca Ayı: Eğlenceli Anlar

O sabah ormanda bütün hayvanlar keyifli dakikalar geçirmektedir. Koca Ayı bahçesinde maket uçak uçururken, kurtlar ay çiçeği tarlasında kelebek kovalarlar. Domuzcuk ise gölde yüzüp kendine eğlenmektedir. Bu sırada Maşa domuzcuğun yanına gelip doktorculuk oynamak ister. Domuzcuğu bebek arabasına koyup kurtlara ait olan terk edilmiş ambulansa götürür. Kurtlar o sırada kelebek avında olduğu için Maşa kapıyı açıp içeriyi karıştırır. Bu sırada tekerin altında duran taş yerinden oynayınca ambulans tepeden aşağı hızla gitmeye başlar. Domuzcuk ve az ilerideki kurtları önüne katar.

Koca Ayı bahçede uçak uçururken karşıdan hızla gelen kurtlar ve domuzcuğu fark eder. Zavallı hayvanlar can havliyle Koca Ayının evine girerler. Koca Ayı neler olduğunu anlamaya çalışırken kendisine doğru hızla gelen ambulansı görüp panikler. Bu sırada maket uçağı yere düşüp kırırlır. Ambulans bahçe duvarına çarpıp durur. Arkasından suçlu bir şekilde Maşa çıkar. Bütün hayvanlar içeriden çıkıp Maşa'yı şikayet etmeye başlarlar. Bir süre sonra içeriye girip Maşa'ya ceza verirler. Maşa duvarın dibinde arkası dönük bir şekilde bekler. Çok ama çok üzgündür. Koca Ayı onun bu haline üzülür. Kendi küçüklüğünü hatırlar. Küçükken kendisi de yaramazlık yaptığında aynı cezayı verdiklerinde ne kadar üzüldüğünü hatırlar. Durmaksızın şikayet eden hayvanlara kendi küçükken yaptığınız yaramazlıkları hatırlayın, aynı cezayı verdiklerinde ne kadar üzüldüğünüzü hatırlayın der.  Hayvanlar bir an düşünüp Koca Ayı'ya hak verirler. Usulca evden çıkıp giderler. Koca Ayı Maşa'ya seslenip tamir ettiği maket uçağını verir. Hadi birlikte uçuralım der. Maşa buna çok sevinir. Birlikte bahçeye çıkıp keyifle uçak uçururlar.

İstanbul Muhafızları 4. Bölüm: Kapalı Çarşı

İstanbul Muhafızları 4. Bölüm: Kapalı Çarşı

İstanbul Muhafızları 4. Bölüm: Kapalı Çarşı

İstanbul Muhafızları Elif, Zeynep, Mehmet ve Ali sessiz sinema oynarken çınar onları çağırır. Zaman kaybetmeden çınarın yanına gidip bu günkü görevimiz nedir diye sorarlar. Çınar Azmi ve Gürgen'in yine bir şeylerin peşinde olduğunu söyler.

Bu sırada Gürgen yeni projesi olan Kapalı Çarşı inşaatı üzerinde çalışmaktadır. Azmi biz neden yeni bir Kapalı Çarşı yapıyoruz İstanbul'da zaten tarihi bir Kapalı Çarşı var diye sorar. Gürgen sinirle o çarşının çatısını ele geçirip kendi çarşımın üzerine koyacağım böylece hiç kimse artık o çarşıya gitmez benim Kapalı Çarşıma gelirler der. Böylece intikamımı almış olurum der. Azmi ne intikamı diye sorar. Gürgen anlatmaya başlar. ''Küçük bir çocukken Kapalı Çarşıda Muzaffer ustanın çırağı idim. Geçenlerde eski günleri yad etmek için Kapalı çarşıya gittim. Fakat hiç bir şey çocukluğumdaki yerinde değildi. Ben de eski anılarımı mahvettikleri için Kapalı Çarşıya zarar vermeye yemin ettim'' der. Azmi peki koca çarşının çatısını nasıl çalacağız diye sorunca Gürgen onu helikopterin yanına götürür. Çatıyı helikopterin ucundaki halatlarla kaldıracağız der.

Aynı saatlerde Çınar İstanbul Muhafızlarına Gürgen'in Kapalı Çarşıya zarar vereceğini anlatır. Bir an önce Kapalı Çarşıya gidip Gürgen ve Azmi'ye engel olun der. Çocuklar zaman kaybetmeden çarşıya gelirler. Zeynep tabletinden araştırdığı Kapalı Çarşı hakkındaki bilgileri arkadaşları ile paylaşır. Kapalı Çarşının yapımına 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in emri ile başlamıştır. Büyüklüğü 30700 metre karedir. Eskiden her sokağında belli mesleklerin dükkanları vardır. O sokaklar o mesleklerin isimleri ile anılırdı. Altıncılar, kilimciler, fesçiler... gibi. Bu sırada Zeynep tabletindeki bir uygulama sayesinde Gürgen'in helikopter ile geldiğini söyler. Mehmet Gürgen'in çatıyı çalma niyetinde olduğunu tahmin eder. Zaman kaybetmeden çatıya çıkarlar. Çok geçmeden Gürgen ve Azmi helikopter ile gelirler. Aşağıya sarkıttıkları halatın çengelini çatıdaki halkaya takıp çekmeye başlarlar. Mehmet orada bulduğu demir bir sopayı çengele takıp kırmaya çalışır. Gücü yetmeyince dördü bir asılırlar. Gürgen çocukların işine taş koyduğunu görünce halattan aşağıya inmeye başlar. bu sırada çocuklar çengeli kırarlar. Gürgen kendini bir anda havada halatta sallanırken bulur. Hemen helikopterle oradan uzaklaşırlar. Bir süre sonra da helikopter düşer. Çocuklar yine Gürgen'i yendikleri için keyifle gülmeye başlarlar.

Maşa İle Koca Ayı: 1.2.3 Yılbaşı Ağacını Yak

Maşa İle Koca Ayı: 1.2.3 Yılbaşı Ağacını Yak

Maşa İle Koca Ayı: 1.2.3 Yılbaşı Ağacını Yak

Nihayet Koca Ayı'nın sabırsızlıkla beklediği yılbaşı günü gelip çatmıştır. Sabah ilk iş uyanıp kapısının önündeki karları süpürür. Sonrada yeni yıl için çam ağacını süslemeye başlar. Keyifle hazırlıklarını yaparken kapı çalar. Gelen kişinin Noel Baba olduğunu umup heyecanla kapıyı açar. Karşısında bir anda Maşa'yı görür. Maşa her zamanki gibi davet beklemeden içeriye girer. Hemen noel ağacına gidip süsleri koparmaya çalışır. Koca Ayı buna çok kızar. Süsleri onun elinden alır. Maşa bir anda ağlamaya başlar. Koca Ayı oyalanması için ona eskiden sirkte çalışırken kullandığı topları verir. Maşa topları hiç sevmez. Çünkü aklı ağaçtaki süslerdedir. Topların hepsini yerlere yuvarlar. Koca Ayı topun üstüne basınca bir anda kendini yerde bulur. Bunun üzerine uslu dursun diye Maşa'yı rafın üzerine koyar. Maşa bu uslu durur mu? Hemen raftaki havai fişeklerle oynayıp birini ateşler. Havai fişek yanarak evin içinde savrulur. Koca Ayı'nın yılbaşı ağacını yakıp küle çevirir. Koca Ayı çok üzülüp bütün fişekleri dışarıya atar.

Bir süre sonra Maşa ve Koca Ayı ormana yeni bir ağaç bulmaya giderler. Bu sırada Noel baba tren raylarının üzerinde hayvanlara hediyelerini dağıtarak ilerlemektedir. Yaramaz Maşa rayların yönüyle oynadığı için Noel Baba kapalı olan yola girer. Yokuş aşağı hızla inip kara saplanır. Maşa ve Koca Ayı onu bulup eve getirirler. Şöminenin başında onu iyileştirirler. Fakat Noel Babanın hediyeleri vaktinde çocuklara yetiştirmesi gerekiyordur. Maşa çuvaldaki hediyelerin hepsinin kendisinin olduğunu zanneder. Koca Ayı ona listeyi gösterip hediyelerin diğer çocuklara ait olduğunu söyler. İki kafadar Noel Baba'ya yardım etmek isterler. Koca Ayı Noel Baba kılığına girip Maşa ile birlikte hediyeleri dağıtmaya çıkar. Hediyeleri listede yazan sahiplerine vaktinde dağıtıp eve dönerler. Noel Baba yanmış yılbaşı ağacını sihirli değneğiyle yeniden eski haline getirir.  Maşa 1 2 3 Yılbaşı ağacını yak diye bağırır. Bir anda ağaç ihtişamlı bir şekilde yanar. Gitme vakti geldiğinde Noel Baba Maşa ve Koca Ayı'nın hediyelerini de verip uzaklaşır. Maşa bir anda dışarıdaki havai fişekleri görüp hemen ateşler. Yılbaşı gecesi bütün orman havai fişeklerin muhteşem görüntüsüyle aydınlanır.

Maşa İle Koca Ayı: Balığa Gittik

Maşa İle Koca Ayı: Balığa Gittik

Maşa İle Koca Ayı: Balığa Gittik

Koca Ayı bütün hazırlıklarını tamamlayıp balık tutmak için göle doğru yola çıkar. Yolda bütün hayvanların kaçıştığını görüp merak eder. Yola baktığında uzaktan Maşa'nın geldiğini görüp bir ağacın arkasına saklanır. Onu atlattığını düşünüp yoluna devam etmek isterken Maşa bir anda karşısına çıkıverir. Elindeki topu Koca Ayı'ya verip hadi numaranı yap der. Koca Ayı çaresiz topu burnunun ucunda sektirip uzağa fırlatır. Maşa topun peşinden gidince rahat bir nefes alıp yoluna devam eder.

Bir süre sonra balık tutacağı göle gelir. Oltasını atıp beklemeye başlar. Bir anda kafasına bir top çarpınca irkilir. Kafasını çevirdiğinde yine Maşa'yı görür. Maşa çimlerin üzerinde top sektirip eğlenmektedir. Koca Ayı onu izlerken bir anda oltası kıpırdamaya başlar. Oltaya bir balık takılmıştır. Tam oltayı çekeceği sırada Maşa'nın topu balığın olduğu yere düşer. Balık kaçar. Top ise gölde sürüklenmeye başlar. Koca ayı üzülse de yeniden oltasını atıp beklemeye başlar. Bu kez de Maşa Koca Ayı'nın kovasına girip zıplamaya başlar. Koca Ayı gidip Maşa'yı kovadan çıkarır sonra da yeniden oltasını atar. Bu kez daha büyük bir balık tutmuştur. Balığı ağın içine atmak ister fakat ağ yerinde yoktur. Maşa ağı alıp çoktan kelebek avına çıkmıştır. Koca Ayı ağı elinden alır ama balığı yine kaçırır. Maşa oltayı ele geçirip rast gele sallar. Olta ağaçların dallarına takılıp karışır. Koca Ayı nasıl başa çıkacağını düşünürken Maşa bu seferde balık tutmada kullanılan solucanların kapağını açar. Bütün solucanlar kaçmaya başlar.

Koca Ayı son çare Maşa'ya da bir olta yapıp yanına oturtur. Birlikte balık gelmesini beklerken Maşa üst üste durmaksızın sorular sormaya başlayıp Koca Ayı'yı iyice çıldırtır. Bir anda ikisinin de oltası kımıldamaya başlar. Aynı anda oltaları çekerler. Koca Ayı eski bir kayak ayakkabısı yakalarken, Maşa bir altın balık tutmuştur. Bu balığın sihirli güçleri vardır. Maşa ne isterse balık yerine getirir. Bir süre sonra Maşa Koca Ayı'nın balık tutamadığı için üzgün olduğunu fark eder. Sihirli balıktan yardım ister. Balık kuyruğunu sallayınca Koca Ayı'nın oltasına kocaman bir kılıç balığı takılır. Koca Ayı çok mutlu olur.

Maşa İle Koca Ayı: Lütfen Beni Ara

Maşa İle Koca Ayı: Lütfen Beni Ara

Maşa İle Koca Ayı: Lütfen Beni Ara

Koca Ayı bahçesinde keyifle çayını yudumlarken telefonuna bir hatırlatma mesajı gelir. Uzun zamandan beri beklediği maç başlamak üzeredir. Hemen televizyonun karşısına geçip maçı izlemeye başlar. Aklına tuttuğu takımın şapkası ve bayrağını almadığı gelince kalkıp onları almaya gider. Döndüğünde Maşa çoktan televizyonun başına geçip bir çizgi film açmıştır. Koca Ayı sinirlenip maçı açar. Maşa tekrar çizgi filmi açar. Bu böyle bir süre devam eder. Maşa ağlamaklı gözlerle Koca Ayı'ya bakınca Koca Ayı ona kıyamayıp çizgi filmi açar. Kapının önüne oturup çizgi filmin bitmesini bekler. Çizgi film bitince Maşa kalkıp topunu alıp oynamaya başlar. Koca Ayı tam kanalı değiştireceği sırada bir sağlık programı başlar. Maşa tekrar televizyonun karşısına oturur. Koca Ayı çaresiz bir şekilde bahçeye çıkıp bir çözüm bulmaya çalışır. Maşa'ya bisiklete binmeyi teklif eder fakat Maşa'nın televizyonun karşısından kalkmaya niyeti yoktur. Daha sonra ona telefonunu vermeyi teklif eder. Maşa cep telefonunu görünce hemen kalkar. koca Ayı git biraz ormanda dolaş tehlikeli bir durum olunca beni bu telefondan ara der. Maşa sevinçle telefonu alır. Koca Ayı daha kapıyı kapatır kapatmaz ev telefonu çalar. Arayan Maşa'dır. Sadece deneme yapmak istedim der.

Bir süre sonra Maşa karşılaştığı her olumsuzlukta Koca Ayı'yı aramaya başlar. Koca Ayı Maşa için koşturmaktan maçın bir dakikasını bile izleyemez. En sonunda sinirlenip ev telefonunu bodruma kaldırır. Artık maçın ikinci yarısı başlamıştır. Koca Ayı çayını alıp televizyonun karşısına geçer.

Maşa ormanda dolaşmaya devam ederken birden karşısına bir kurt çıkar. Panik yapmadan hemen  Koca Ayı'yı arar. Koca Ayı maçın sesinden bodrumda çalan telefonu duymaz. Maşa defalarca arar ama Koca Ayı onu bir türlü duymaz. Maşa en sonunda kaçmaya başlar. Kurt onu kovalarken onları gören tavşan hemen Koca Ayı'ya haber vermek için evine koşar. Bu sırada Koca Ayı'nın tuttuğu takım maçı kazanmıştır. Koca Ayı kendi çapında kutlama yapmaktadır. tavşan gelip ona gördüklerini anlatır. Koca Ayı hemen Maşa'yı kurtarmaya gider. Bu sırada kurt Maşa'yı bir taşın dibinde sıkıştırıp saldırmak üzeredir. Koca Ayı arkadan gelip kurda engel olur. Kurt korkuyla kaçıp gider. Koca Ayı Maşa'yı kucağına alıp ona sımsıkı sarılır.

Maşa İle Koca Ayı İzinsiz Girmek Yasak (Nöbetçi Maşa)

Maşa İle Koca Ayı İzinsiz Girmek Yasak (Nöbetçi Maşa)

Maşa İle Koca Ayı: İzinsiz Girmek Yasak (Nöbetçi Maşa)

Ormanda kelebek avına çıkan Maşa'nın yolu Koca Ayı'nın evine düşer. koca Ayı ve tavşan o sırada bahçeye havuç ekmektedir. Koca Ayı'nın hayali dev havuçlar yetiştirmektir fakat sabırsız tavşan büyüyen havuçları bir an önce yemek istemektedir. Tavşan ve Koca Ayı havuçları bir yandan ekerken bir yandan da yetişenleri toplarlar. Gece olduğunda Koca Ayı rüyasında dev havuçlar yetiştirdiğini onları da tavşanın yediğini görür. Korkuyla uyanıp bahçeye havuçlarının yanına gider. tam tahmin ettiği gibi tavşan havuçları yemektedir. Koca Ayı bir hışımla tavşanı kovalar. Tavşan tekrar gelmesin diye gece boyunca havuçların başında nöbet tutmaya başlar. Tavşan da az ileride onun uyuya kalmasını bekler. Gecenin ilerleyen saatlerinde Koca Ayının iyice uykusu gelir. Uyumamak için ne yaparsa yapsın dayanamaz ve oturduğu yerde uyuya kalır.

Ertesi sabah yeniden kelebek avına çıkan Maşa Koca Ayı'yı bahçede uyurken bulur. Yanına gidip onu uyandırır. Koca Ayı Maşa'yı gördüğüne çok sevinir. Ondan havuçların başında nöbet tutmasını ister. Çünkü kendisi çok yorgun ve uykusuzdur. Bir an önce gidip biraz uyumak ister. Maşa önce teklifi kabul etmez çünkü tek istediği elindeki ağ ile kelebek avlamaktır. Fakat Koca Ayı başına bekçi şapkası takınca şapka hoşuna gider ve arkadaşının teklifini kabul eder. Koca Ayı içeriye uyumaya giderken Maşa da nöbet tutmaya başlar. Bir süre sonra yanına bir kelebek gelir. Küçük Maşa kelebeği görünce havuçları unutup kelebeği kovalamaya başlar. Bu sırada az ileride fırsat kollayan tavşan gelip havuçları toplamaya başlar. Maşa tavşanı farkedince seni yakaladım ellerini yukarıya kaldır ve havuçları bırak der. Tavşan bir anda kaçmaya başlar. Maşa da onu kovalar. Evin içinde ve bahçede koşturup dururlar. Koşturmaca sırasında evin içi ve bahçe darmadağın olur. İki yaramaz ormana doğru koşup giderler. Koca Ayı uykudan uyanıp evin ve bahçenin halini görünce hem çok şaşırır hem de çok üzülür. Çünkü bütün havuçlar etrafa saçılmıştır. Koca Ayı çaresizce bahçesini seyrederken Maşa tavşanı yakalayıp getirir. Koca Ayı'ya onu yakaladım, nöbet tutmamı istediğin başka bir yer var mı der. Koca Ayı hayır diye cevap verince Maşa kelebek yakalama işine geri döner. Koca Ayı bahçesini temizleyip yeniden havuç eker. Gece gönül rahatlığı ile yatağına yatar. Çünkü tavşanın tekrar gelme ihtimaline karşı bahçenin her yerine Maşa'nın maketlerini yerleştirmiştir. Gece olunca tavşan yine bahçeye gelir. Tam havuçları toplayacağı sırada karşısında maketleri görür. Korkuyla arkasına bile bakmadan kaçıp gider.

Maşa İle Koca Ayı Çamaşır Günü

Maşa İle Koca Ayı Çamaşır Günü

Maşa İle Koca Ayı Çamaşır Günü

Sabah erkenden Maşa oyun oynamak için bahçeye çıkar. Onu gören bütün hayvanlar kaçıp saklanırlar. Maşa'nın geldiğini fark etmeyen domuzcuk dışında. Maşa domuzcuğun yanına gidip hadi bebekçilik oynayalım der. Domuzcuğu bebek gibi giydirir. Ona süt almak için bebek arabasına bindirip Koca Ayı'nın evine doğru yola çıkar.

Bu sırada Koca Ayı'nın evinde çamaşır günüdür. Bütün kıyafetlerini yıkayıp bahçeye asmıştır. Maşa bebek arabası ile yokuştan hızla gelip çamurlu suyun içine düşer. Üstü başı çok kirlenir. Koca Ayı onu hemen banyoya sokup yıkar. Daha sonra kirli kıyafetlerini yıkayıp asar. Onlar kuruyana kadar Maşa'ya yeni bir elbise dikip giydirir. Maşa yeni kıyafetlerini çok sevmiştir. Aklına bebeğini doyurmak gelir. Hemen süt almak için dolabı açar. Süt şişesini alayım derken bütün süt kafasından aşağıya dökülür. Koca Ayı yeniden kirlenen Maşa'yı tekrar yıkar. Kıyafetlerini yıklayıp ona yeni bir elbise dikip giydirir. Maşa tekrar dolabı açıp bebeği için yiyecek bir şeyler arar. Koca Ayı ona bir tencere çorba verir. Maşa bu durur mu koca tencereyi yere döküp yine üstünü başını kirletir. Koca Ayı yine yıkar ve yeni elbise diker. Bütün gün Maşa olmadık yaramazlıkları yapar. Her seferinde Koca Ayı ona yeni bir elbise diker. Bu sırada Maşa bir şarkı söyler.

Maşa İle Koca Ayı Çamaşır Günü
Bir kedi yemek yiyince bir düşün neler yapar,
Kendini temizlemek için tüğlerini yalar,
Annem bizim hayvanlara öğretir temizliği,
Burunlarını yıkarlarsa sağlıklı kalırlar,
Dişini fırçala elini yıka,
Güneş gibi ışıldasın sağlıkla,

Sen çok hasta olursun ve bu seni çok üzer,
Temiz tutmamanın sonucudur bu,
Tüm çocuklar öğrenmeli nasıl temiz olunur,
Böylece hem kendisi hem çevresi güzel olur,
Dişini fırçala elini yıka,
Güneş gibi ışıldasın sağlıkla,
Maşa İle Koca Ayı Çamaşır Günü

Yaramazlığı sayesinde Maşa'nın bir sürü kıyafeti olmuştur. Onunla baş edemeyeceğini anlayan Koca Ayı Maşa'ya bebek kıyafetleri giydirip bebek arabasına koyar. Domuzcuğa onu eve götürmesini söyler. Domuzcuk onu götürürken Maşa peki kıyafetlerim ne olacak diye seslenir.