Reklam

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire

İstanbul Muhafızları 22. Bölüm Tophane-i Amire - İstanbul Muhafızları Elif, Mehmet, Zeynep ve Ali topu en yükseğe atma oyunu oynarken çınar onları yanına çağırır. Çınar çocuklara yeni göreve hazır mısınız diye sorup yeni görevlerini anlatır. Bu kez Gürgen futbola merak sarmış bununla ilgili planlarına başlamıştır.

Bu sırada Gürgen atölyesinde yeni planları üzerinde çalışırken Azmi bu seferki hedefimiz neresi diye sorar. Gürgen Tophane-i Amire der ve sebebini anlatır. ''Bir kaç gün önce okulda öğretmeni Gürgen'i sözlüye kaldırıp Tophane-i Amire kim tarafından hangi amaçla yaptırılmıştır diye sorar. Gürgen sorunun cevabını bilmediği için o anda başka bir şey uydurur. Öğretmen kendisine kızınca Tophane-i Amire'yi futbol topu fabrikasına çevirmeyi kafasına koyar'' Azmi ve Gürgen zaman kaybetmeden günümüzde sanat merkezi olarak kullanılan Tophane-i Amire'ye giderler. Yanlarında küçük bir top fırlatma makinesi ve futbol topları götürürler. Gürgen kendi icadı olan cisimleri büyüten makine ile top makinesini büyütüp topları yakınlarda bulunan Beşiktaş stadına fırlatmak istemektedir. Bu sırada İstanbul Muhafızları'da gelmiş ileriden onları izlemektedir.


Zeynep buranın Fatih Sultan Mehmet tarafından savaş topu döktürmek için yapıldığını arkadaşlarına söyler. Daha sonra hep birlikte Mehmet'in planını uygulamaya geçerler. Azmi ve Gürgen içeriye girmeden önce kendileri girip iki tarafa sis makinesi yerleştirip sütunlara tırmanırlar. Gürgen içeriye gelip küçük top fırlatma makinesini yeni icadı ile büyütür. İçine bir futbol topu yerleştirip ateşler. İki kafadar kulaklarını kapatıp topun patlamasını beklerler. Bu sırada çocuklar yukarıdan aşağıya sarkıp makinenin içindeki topu çıkarıp içine bir balon yerleştirirler. Top patlayınca içinden top yerine balon çıktığını gören Gürgen Azmi'ye kızar. Sonra yine aynı şekilde topu terleştirirler fakat top yerine yine balon çıkar. Bir süre sonra çocuklar sis makinelerini çalıştırıp etrafı sisle kaplarlar. Ortalık göz gözü görmeyince Azmi ve Gürgen'i yakalayıp havan topunun içine yerleştirirler. Ali topu ateşleyip iki kafadarı fırlatır. Bir görevi daha başarıyla tamamlayıp çınarın yanına dönerler.

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel

İstanbul Muhafızları 21. Bölüm Taksim Tünel - Ali yolda çınara doğru yürürken arkadaşlarını ilginç bir oyun oynarken görür. Bu oyunun adı gıngıçdır. Gıngıç tahteravalli gibi dengede duran bir tahtaya asılıp sırayla birbirini havaya kaldırma oyunudur. Çocuklar gıngıçla eğlenirken çınar sinyal gönderip yanına çağırır. Gürgen'in bu defa ulaşım araçlarına el attığını söyler. Çocuklar vakit kaybetmeden yola çıkıp bir plan yaparlar. Gürgen'in Taksim tüneline saldıracağını düşünen çocuklar ikiye ayrılırlar. Mehmet ve Zeynep Beyoğlu çıkışında, Ali ve Elif de Karaköy kapısında bekleyeceklerdir.

Bu sırada Gürgen ve Azmi Gürgen'in önceden açtığı gizli tünelden Taksim tüneline doğru gitmektedirler. Gürgen öğretmenin sorduğu tünelle ilgili soruya cevap veremediği için sözlüden kalmıştır. Bu yüzden taksim tüneline zarar vermeyi kafaya koymuştur. Tünelin iki çıkışı vardır. Gürgen buraya bir tünelde kendisi kazıp metro trafiğini birbirine katmak için planını devreye sokar. Metrolardan birini ittirerek kendi tüneline götürmek ister. Zeynep ve mehmet uzaktan onları izler. Bunlara bir ders vermenin zamanı geldi diye düşünen Mehmet Zeynep'e metronun sistemine girmesini söyler. Zeynep tabletten sisteme girip metroyu çalıştırır. Gürgen ellerinden kayıp giden vagonu tutmak için önüne geçip durdurmaya çalışır. Bu sırada Zeynep karşıdaki vagonu da çalıştırır. Gürgen karşıdan üzerine doğru hızla gelen metroyu görünce korkudan bağırmaya başlar. Zeynep hemen makası değiştirip iki metro birbirine çarpmadan engeller. Bu korku Gürgen'e iyi bir ders olmuştur. Hepsi bir araya gelen çocuklar korkmuş Gürgen ve Azmi'yi de arkalarına alarak bir hatıra fotoğrafı çektirirler.

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri

İstanbul Muhafızları 20. Bölüm Rumeli Feneri - Güneşli güzel bir günde İstanbul Muhafızları piknik yapmaya giderler. Hamaklarını kurup yiyeceklerini hazırlarlar. Bir süre sonra voleybol oynamaya başlarlar.  Ne tesadüftür ki o gün Azmi ve Gürgen de aynı yere piknik yapmak için gelirler. Gürgen çocukların oyunlarını bozup alanı terk etmelerini söyler. Çünkü Azmi ile birlikte futbol oynamak istemektedir. Tabi ki çocuklar bunu kabul etmez. Bunun üzerine Gürgen bir futbol maçı yapmayı, kaybeden takımın alanı terk etmesini teklif eder. Böylece Azmi ve Gürgen'e karşı Mehmet ve Ali maç yapmaya başlarlar. Fakat çocukların unuttuğu bir şey vardır. Gürgen çok iyi futbol oynamaktadır. Peş peşe golleri sıralarken Mehmet ve Ali'nin morali bozulur. Bir ara Gürgen'in aklına bir yerlere saldırı planı gelince konsantrasyonu bozulur ve kendini oyuna veremez. Böylece maçı Mehmet ve Ali kazanır.

Akşam üstü çocuklar çınarın yanına yaşadıklarını anlatmak için giderken, Gürgen de yeni planları için atölyesine kapanır. Uzaya gitmeyi çok isteyen Gürgen bir roket yapar. Roketi bir kayığa koyup Azmi ile birlikte piknik yaptıkları yerin yakınlarında bulunan Rumeli Feneri'ne gelirler. Gürgen'in amacı Rumeli Feneri'ne roket bağlayıp onu bir uzay mekiğine çevirmektir. Böylece hem uzaya gidebileceğini hem de İstanbul'un tarihi yapısına zarar vereceğini düşünür.

Çocuklar çınara olan biteni anlatırken bir anda çınar sinyal almaya başlar. Çocuklara Gürgen'in Rumeli Feneri'ne zarar vereceğini söyler. Zaman kaybetmeden İstanbul Muhafızları Rumeli Feneri'ne giderler. Fener'in yüksekliği 30 metredir. Ali yükseklikten korktuğu için aşağıda beklerken diğerleri yukarıya çıkıp Gürgen'i ararlar. Yukarıda bulamayınca tekrar aşağıya gelirler. Bu sırada Gürgen karşılarına çıkar. Çocuklar tam üzerine doğru yürürken Gürgen Azmi'ye planı devreye sokmasını söyler. Azmi teknenin içinde büyük bir aynayı fenerin camına doğru tutar. Ayna ve camdan yansıyan güneş ışığı çocukların gözüne gelip hareket etmelerini engeller. Uzaya gitmek için bütün engelleri aştığını zanneden Gürgen tam roketi ateşleyecekken Ali fenerin ışığını yakar. Işık Azmi'nin gözüne gelince elindeki aynayı bırakır. Böylece yansıyan güneş ışığı çocukların gözünden gider. Yine Gürgen'in planları bozulmuştur. Elif yanında getirdiği topa öyle bir şut çeker ki top Gürgen'in yüzünde patlar. Gürgen can havliyle kaçarken çocuklar bir görevi daha tamamlamanın mutluluğunu yaşar.

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi

İstanbul Muhafızları 19. Bölüm Caferağa Medresesi - Elif, Mehmet ve Ali yolda hangi oyunu oynayacaklarını konuşarak çınara doğru gidereler. Zeynep ise çınarın yanında yeni ilgi alanı olan ebru sanatını yapmaktadır. Çocuklar gelip Zeynep'in yaptığı ebru çalışmasını görüp çok beğenirler. Ali bunu yapmayıo nereden öğrendin diye sorar. Zeynep tarihi Caferağa Medresesinde bulunan bir kursta öğrendiğini söyler. Bunun üzerine Ali'yi de alıp kendi gittiği kursa götürür. Çınarın yanında kalan Elif ve Mehmet ise biz de kendi kendimize öğrenelim deyip kolları sıvarlar.

Yine bir gün Gürgen okulda müzik dersinde arkadaşlarına flüt çalar. O kadar kötü çalıyordur ki öğretmen müdahale etmek zorunda kalır. sıra Hasan'a geldiğinde Hasan Ney üflemek istediğini söyler. Yanında getirdiği neyi üfleyip bütün sınıfı mest eder. Gürgen bile neyden çok etkilenmiştir. Bunu çalmayı nereden öğrendin diye Hasan'a sorar. Hasan Caferağa Medresesinde bulunan bir kursta öğrendim diye cevap verir. Zaman kaybetmeden Gürgen Azmi'yi de alıp Medreseye gider. Azmi neden burada olduklarını merak eder. Gürgen ney çalmayı öğreneceğiz deyip elindeki neyi üfler. Fakat neyden bir türlü ses çıkmaz. İyice sinirlenir. Gürgen az ileride ebru yapan Zeynep ve Ali'yi görüp yanlarına gider. Sizin ne işiniz var burada der. Zeynep ebru yapıyoruz sen ne işler karıştırıyorsun der. Gürgen sinirle yerine gider. Öğretmeni Gürgen'i yerinde bulamadığı için dersi aksatıyor diye babasına şikayet eder. Bunu duyan Gürgen iyice kızıp Caferağa Medresesine saldırmaya karar verir. Elif ve Zeynep olan biteni haber vermek için arkadaşlarının yanına giderler.

Bu sırada çınar sinyal gönderip çocuklara Gürgen'in harekete geçmek üzere olduğunu söyler. Dört arkadaş zaman kaybetmeden caferağa Medresesine doğru yola çıkar. Medreseye geldiklerinde Zeynep arkadaşlarını bilgilendirir.'' Bu tarihi bina 1559'da Caferağa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. İçerisinde 15 sınıf ve bir büyük salon bulunmaktadır.'' Gürgen çocuklardan önce gelip flüt çalarak içerideki herkesi kaçırır. Medresede kimse kalmayınca düzeneğini kurar.  Kendisi çalıyor gibi yapmak için bir piyanonun içine müzik çalar yerleştirir. Diğer taraftan Medereseye zarar vermek için her türlü düzeneği yapar. Çocuklar geldiğinde Gürgen'in içeride piyano çaldığını görünce bunda bir iş var diye düşünüp ikiye ayrılırlar. Elif ve Ali Gürgen'in yanına gelip nasıl böyle güzel çalabiliyorsun diye sorarlar. Gürgen size başka bir şey çalayım der ve elindeki müzik çalardan bir şarkı seçer. Zeynep ve Mehmet gizlendikleri yerden Gürgen'in sahtekarlık yaptığını anlarlar. Diğer taraftan Mehmet bu piyanodan şüphelenir. Gürgen tam patlayıcıları harekete geçirecek tuşlara basmak üzereyken Zeynep yanında getirdiği bumerangı fırlatır. Bumerang piyanonun kapağına çarpar ve Gürgen'in parmaklarının üzerine düşer. Gürgen can havliyle bağırmaya başlar. Çocuklar Gürgen Caferağa Medresesine zarar vermeden onu durdururlar. Gürgen ve Azmi oradan kaçar. Çocuklar ise bir görevi daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşar.

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı

Pepee Zulu'nun Doğum Günü Halayı - Pepee ve kuzeni Şila çayırda kendi kendilerine halay çekmeyi öğrenirken Şuşu onlara seslenir. Pepee ve Şila'nın morali bozuktur. Çünkü bugün Zulu'nun doğum günüdür. Pepee ve Şila ona sürpriz bir dans gösterisi yapmak isterler fakat akıllarına bir fikir gelmez. Şuşu onlara Zulu'nun kardeşlerinden yardım istemelerini söyler. Bu fikir çocukların hoşuna gider ve soluğu Zulu'nun kardeşi Zuku'nun yanında alırlar. Ondan Zulu'nun doğum günü için hazırlayacakları dans gösterisi için yardım isterler. Diğer kardeşlerini de al gölün kıyısında buluşalım derler.

Çok geçmeden Zulu'nun yedi kardeşi buluşma yerine gelir. Hep birlikte Zulu için halay gösterisi yapmaya karar verip halay kıyafetlerini giyerler. Zulu'nun yedi kardeşi, Pepee ve Şila toplamda dokuz kişi olurlar. Fakat bir sorun vardır. Pepee ve Şila halay çekmeyi bilmezler. Bu yüzden onlar davul ve zurna çalmaya karar verirler. Halay için herşey hazır olunca sıra süslemelere gelir. Hazırlıklar tamam olunca Zulu'yu çağırırlar. Zulu geldiğinde Pepee ve Şila davul zurna çalmaya başlar. Kardeşleri de halay çekerler. Gördükleri karşısında Zulu çok duygulanır. Sonra o da halaya katılır.