Keloğlan Geçit Saati Hikayesi

Keloğlan Geçit Saati Hikayesi

Reklam

Keloğlan Geçit Saati

Keloğlan Geçit Saati - Keloğlan Masalları

Geçit saati kırıldığı için bütün kahramanlarımız Bilgecan dedenin evinde kalmaktadır. Fakat hepsi bir sebepten birbirleriyle kavga etmektedir. Keloğlan eve gelipte herkesin kavga ettiğini görünce Bilgecan dedeyi uyandırır. Dede uyan saati biran önce tamir et evimize dönelim, yoksa bunlar birbirini yiyecek der. Bilgecan dede tamam evlat der ama saati nereye koyduğunu bir türlü hatırlayamaz. Evdeki herkes saati ararken bir anda duvarda geçit kapısı açılır. Hepsi köye dönmüştür fakat bir sorun vardır her yer, hatta kendileri bile siyah beyaz görünüyordur. Keloğlan neler oluyor böyle Bilgecan dede der. Balkız renksiz hiçbir şeyin tadı yok der.

Uzun'un bile daldaki elmanın rengi yok diye iştahı kaçar. Çocuklar herşey niye siyah beyaz olmuş diye diye düşünürken bu durum sadece Kara Vezir'in hoşuna gider. Siyah benim en sevdiğim renktir der. Bu sırada geçit kapısı tekrar açılır. Yine Bilgecan dedenin gerçek dünyadaki evinin önüne gelirler. Keloğlan neyse ki burada her şey normal görünüyor der. Balkız ne güzel renkler yerli yerinde der. Bilgecan dede bir an önce saati tamir etmeliyiz hadi içeriye der. Tam bu sırada geçit kapısı tekrar açılır. Tekrar siyah beyaz dünyaya geçerler fakat daha büyük bir sorun vardır. Şimdi de sesleri çıkmıyordur. İşaretlerle anlaşmaya çalışırlar. Uzun Huysuz nerede diye işaret diliyle sorar. Bu sırada Huysuz yukarıdan düşer. Üzerinde dar bir takım elbise, kafasında bir şapka ile Charlie Chaplin'e benzemiştir. Keloğlan bu ne kılık Huysuz der.

 Aslında söyledikleri her söz alt yazı olarak yazmaktadır. Huysuz'un bu haline çok gülerler.Sonra bir müzik sesi duyulur. Uzun ve Huysuz dans etmeye başlarlar. Daha sonra Huysuz elindeki bastonla bir çok gösteri yapıp herkesi eğlendirir. Sonra hepsi birlikte Bilgecan dedenin evine giderler. Bir anda renkler yeniden gelmeye başlar. Daha sonrada sesleri gelir. Hepsi sevinçle çığlık atarken geçit kapısı yine açılır. Yeniden gerçek dünyaya dönerler. Birde Bilgecan dedenin cebinden saat düşer. Bilgecan dede meğerse saat cebimdeymiş , bu olanlar onun marifetiymiş der. Gidip saati tamir edeyim deyince Uzun ben bugün çok eğlendim ne olur saat böyle kalsın der. Bilgecan dede çocuklara göz kırpıp seni mi kırayım Uzun der.

Keloğlan Kara Karga Hikayesi

Hiç yorum yok: