Keloğlan Yıldırım Hikayesi

Keloğlan Yıldırım Hikayesi

Reklam

Keloğlan Yıldırım
Keloğlan Yıldırım
Keloğlan Yıldırım - Keloğlan Masalları

Keloğlan, Sivri ve Örgülü insanların yaşadığı gerçek hayata geçmiştir. Yolda karşıdan karşıya geçerken birden kırmızı yeşil ışık yanar ve arabalar hareket eder. Yolun ortasında kalan çocuklar çok korkmuştur. Keloğlan geçit saatini çıkarıp kendilerin yaşadığı masal alemine geçmek üzere çalıştırır. Geçit kapısı açılır. Örgülü ve Sivri geçitten geçerler. Keloğlan tam geçmek üzereyken üzerine yıldırım düşer. Bu şekilde masal alemine geçer. Keloğlan'ın üzerinde bir tuhaflık vardır. Arkadaşları da bunu fark eder. Örgülü içinden Keloğlan'ın nesi var acaba diye düşünür. Keloğlan bunu duyar. Hiçbir şeyim yok diye kızar. Bu kez Sivri içinden bir an önce eve gitsek de yemek yesek diye geçirir. Keloğlan bunu da duyar. Çocuklar Keloğlan'ın zihin okuduğunu fark ederler. Keloğlan bana neler oluyor diye endişelenip Bilgecan dedenin evine gider. Sivri ve Örgülü'de olanları anlatmak için Balkız ve Kara'yı bulmaya giderler.

Keloğlan Bilgecan dedeyi evinde bulamaz. Onun kitaplarını karıştırıp durumuyla ilgili bir şeyler bulmak ister. Bu sırada kapı çalıp arkadaşları gelir. Ona nasıl olduğunu sorarlar. Her biri kafasının içinden bir şeyler geçirir. Hepsinin zihninden geçenleri duyan Keloğlan çok sinirlenip, yeter susun artık deyip yumruğunu masaya vurur. Vurmasıyla ellerinden elektrik akımı çıkar ve bütün eşyalar etrafa saçılır. Çocukların hepsi çok korkmuştur. Keloğlan bütün arkadaşlarından özür diler ve koşarak dışarı çıkar. Yolda giderken Uzun ve Huysuz karşısından gelir. Huysuz içinden Keloğlan niye yalnız acaba diye geçirir. Keloğlan ona sana ne benim yalnız olduğumdan der. Huysuz Keloğlan'ın zihin okuduğunu fark eder. Uzun benimde zihnimi oku o zaman der. Keloğlan dinler ama hiç bir şey duyamaz. Çünkü akılsız Uzun'un zihni de boştur. Keloğlan beni oyalamayın deyip yoluna devam eder. Huysuz olanları haber vermek için doğru Kara Vezir'e gider.

Keloğlan nevine gidip biraz dinlenmek ister. Bu sırada kapı çalar. gelen Zezir'in askerleridir. Onu Kara Vezir'e götürmek isterler. Keloğlan durun yaklaşmayın diye elini havaya kaldırır. Bir anda ellerinden çıkan elektrik askerleri uzağa fırlatır. Askerler korkuyla kaçarlar. Arkadaşları her yerde Keloğlan'ı ararlar. Ona yardım etmek isterler. Yürürken kenarda uyuyan iki devin ayağına takılıp düşerler. Devler sinirlenip hiçbir yere gidemezsiniz derler. Kara büyük bir cesaretle onlara kafa tutar.Dev parmağının ucu ile vurup karayı fırlatır. Bu sırada Keloğlan gelip arkadaşlarımı rahat bırakın der. Dev onunla dalga geçip bizi sen mi durduracaksın? der ve parmağının ucu ile ona da vurmak ister. Dokunması ile iki devi de elektrik çarpar. Arkadaşlarına bana yaklaşmayın size de zarar vermek istemiyorum der ve kaçar. geçit saatini kullanıp gerçek dünyaya, yıldırımın düştüğü yere gider. Orada yanına Bilgecan dede gelir. Tam olanları anlatırken üzerine tekrar yıldırım düşüp eski haline döner. Masal alemine geri döndüğünde eşeği Karakaçan'ı görür. Eşek görüşmeyeli nasılsın der. Keloğlan olamaz şimdide hayvanları duyuyorum diye endişelenir. Bu sırada ağacın arkasından Uzun ve Huysuz çıkar. Keloğlan'a şaka yapmak isteyip kendileri konuşmuştur. Keloğlan'da sinirlenip onları kovalamaya başlar.

Keloğlan Müthiş Uzun Hikayesi

Hiç yorum yok: