Rafadan Tayfa 20. Bölüm Hikayesi (İcat Peşinde)

Rafadan Tayfa 20. Bölüm Hikayesi (İcat Peşinde)

Reklam

Rafadan Tayfa İcat Peşinde
Rafadan Tayfa İcat Peşinde
Rafadan Tayfa İcat Peşinde - Rafadan Tayfa

Mert, Hayri ve Kamil terasta oturup dondurma yemektedirler. Dondurmanın üzerine koyulan şemsiyelerin ne kadar gerekli olup olmadığı hakkında fikir yürütmektedirler. Kamil şemsiyelerin çok gereksiz olduğunu düşünürken, Mert onların dondurmaları erimekten koruduğunu ve yıllardır dünyanın her yerinde kullanıldığını savunur. Bu tarz şeyleri düşünmek için hayal gücünün geniş olması gerektiğini, zeki ve pratik olmak gerektiğini düşünür. Hayri bu özellikler bende var diye atılır. Mert kendisini tarif etmediğini mucitlerden bahsettiğini söyler. Bir anda gözleri parlayan Hayri mucit olmak istediğini söyler. Hayalinde bir sürü şey icat etmek vardır. Kamil' de ona yardım etmek ister. Birlikte geleceğin en ünlü mucitleri olmayı hayal ederler. Acaba önce ne icat etsek diye uzun uzun düşünürler. Aradan günler geçer hala bir fikir bulamamışlardır.

Bir gün Hayri mahallede uyuklarken rüyasında bir fikir bulduğunu görür. Rüyada kanat yapıp uçmaktadır. Sonunda bir icat yaptım diye sevinç çığlıkları atar. Bu sırada yanına kanat takıp uçan bir dede gelir. Dede ben bu fikri yüzyıllar önce buldum evlat sen daha özgün icatlar yapmalısın der. Hayri bu dedenin kim olduğunu merak eder. Dede kendisini tanıtır. Benim adım Hezarfen Ahmet Çelebi der. Yıllar önce kanat takıp uçma fikrini bulduğunu anlatır. Hayri dede ile konuşurken yanı başında Hezarfen Ahmet Çelebi hakkında bir kitap okuyan Kamil'in sesi ile uykusundan uyanır. Hayri'nin rüyasında gördüğü Hezarfen Ahmet Çelebi'nin söylediklerinden yola çıkarak aklına birkaç fikir gelir. Hemen onları kağıda çizer. Bir an önce yapmaya koyulurlar. İşleri bittiğinde Akın ve Mert'i çağırıp yaptıkları icatları sergilerler. İlk icatları olan pratik sandalyeyi Hayri takdim eder. Arkasına yapıştırdığı sandalyeyi açıp oturur. Böylece yürüyüş yaparken yorulduğunuzda bu sandalye imdadınıza yetişir der. İkinci icat sapını sıkınca üzerinden su fışkıran şaka çiçeğidir. Üçüncü ve en önemli icatları olan patenli ve uzaktan kumandalı robotu sunarlar. Bu robot bakkaldan siparişleri almak için programlanmıştır. Hayri robotu kumanda ile çalıştırıp arkadaşlarına gösterir. Çocuklar bu icattan çok etkilenirler. Fakat bir süre sonra robot kontrolden çıkar. Çocukların üzerine doğru gelir. Hayri kumandayı bir türlü kontrol edemez. En sonunda robot Hayri'yi mahallede kovalamaya başlar. Hayri nereye saklanırsa saklansın onu her yerde bulup kovalar. Robot pes edip durduğunda Hayri çok terlemiştir. Cebinden kendi icadı olan vantilatörlü şapkayı çıkarıp takar. Şapkanın tepesindeki pervaneler sayesinde takan kişiyi serinletir.

Bu icat diğer çocukların çok hoşuna gider. Aynısından kendilerde isterler. Aradan biraz zaman geçer. Çocuklar vantilatörlü şapkaları ile mahallede otururken Hayri elinde bir kap dondurma ile gelir. Size erimeyen dondurma getirdim der. Çocuklar bir anda çok şaşırırlar. Erimeyen dondurma mı yaptın Hayri derler. Hayri erimeyen dondurmanın zaten olduğunu onu Kahramanmaraşlıların bulduğunu söyler. Akın bir kaşık alıp tadına baktığında onun Kahramanmaraş dondurması olduğunu söyler. Daha sonra Hayri, Kamil'e Kahramanmaraş usulü külahta dondurma şov yapar.

1 yorum: