Çiçi Bey ve Dükkanı (Dikkatli Olmak)

Çiçi Bey ve Dükkanı (Dikkatli Olmak)

Reklam

Bir varmış bir yokmuş, ormanın birinde Çiçi adında bir keçi yaşarmış. 
Çiçi Bey ve Dükkanı
Çiçi Bey ve Dükkanı (Dikkatli Olmak)
Bu hikaye çocuklara daha dikkatli olmayı öğretmektedir. Eğitici ve öğretici yanıyla çocuk masalları çocukların zeka gelişimine de fayda sağlamakla birlikte çocukların eğlenceli vakit geçirmesine de yaramaktadır.
Çiçi Bey’in kocaman bir dükkanı varmış. Dükkanın içi türlü türlü eşyalarla doluymuş. Ormandaki hayvanlar, aradıkları her şeyi orada bulurlarmış. Bir gün Çiçi Bey dükkanında oturuyorken telefon çalmış. Arayan Koyun Hanımmış.

- Merhaba Çiçi Bey! Kuzucuklarım için iki küçük ceket sipariş etmek istiyorum, demiş Koyun Hanım.

- İstediğiniz ceketleri hemen hazırlayıp oğlum Paçi ile size göndereceğim, diye cevap vermiş Çiçi Bey. Telefonu kapattıktan sonra askıdaki iki küçük ceketi bir pakete sarmış. Paketi Koyun Hanım’a götürmesi için oğlu Paçi’yi beklemeye başlamış. O anda telefon yeniden çalmış. Tavşan Hanım arıyormuş.

- Merhaba Çiçi Bey! Yavrularıma kazak örerken yünüm bitti. Bana üç tane kırmızı yumak gönderebilir misiniz? diye sormuş Tavşan Hanım.

- Elbette, renk renk olan yumaklarımın içinden kırmızı olanlarını sizin için seçeceğim. Oğlum Paçi ile size göndereceğim, demiş Çiçi Bey.

- Tavşan Hanım’ın istediği kırmızı renk üç yumağı hemen paket yapmış. Koyun Hanım’ın paketinin yanına koymuş. Çiçi Bey’in telefonu bir daha çalmış. Bu sefer de arayan Kurbağa Beymiş.

- İyi günler Çiçi Bey! Yeni bir koltuk takımı aldım. Ona uygun tabure arıyordum. Geçen gün dükkanınızda gördüm mantar tabureler geldi aklıma. Bana bir tane mantar tabure gönderebilir misiniz? diye sormuş Kurbağa Bey.

- İyi günler Çiçi Bey! Yeni bir koltuk takımı aldım. Ona uygun tabure arıyordum. Geçen gün dükkanınızda gördüm mantar tabureler geldi aklıma. Bana bir tane mantar tabure gönderebilir misiniz? diye sormuş Kurbağa Bey.

- Tabii ki gönderirim. Yeni koltuk takımınızı güle güle kullanın. Ben mantar taburelerinizi hemen hazırlıyorum, demiş Çiçi Bey. Kırmızı mantar taburelerden birini pakete sarmış. Onu paketlenmiş halde bir köşede duran diğer eşyaların yanına koymuş. Derken oğlu Paçi gelmiş.

- Gel bakalım Paçi... Bugün o kadar çok sipariş aldık ki, ben hepsini paketleyip hazırladım. Şimdi sıra sende. Onları sahiplerine dikkatlice teslim et, tamam mı? demiş Çiçi Bey. Hangi paketin kime ait olduğunu açıklayıp paketleri oğluna vermiş. Paçi sırayla Koyun Hanım’ın, Tavşan Hanım’ın ve Kurbağa Bey’in evlerine uğramış. Her birine paketleri götürmüş. Sonrada doğruca dükkana gitmiş. Onlardan aldığı paraları babasına teslim etmiş. O sırada Koyun Hanım ve Kurbağa Bey kendilerine gelen paketleri açıyorlarmış. Koyun Hanım’ın paketinden iki ceket yerine kırmızı benekli mantar bir tabure çıkmış.

- Koyun Hanım şaşkınlıkla, Bu da ne? Ben tabure istememiştim ki, demiş.

- Kendisine gelen paketi açan Tavşan Hanım da şaşkınmış. Çünkü onun paketinden de üç kırmızı yumak yerine iki küçük ceket çıkmış.

- Kurbağa Bey’e gelen pakette ise mantar tabure yerine üç kırmızı yumak varmış. Yumakları alan Kurbağa Bey, bu da ne? Ben ne yapacağım yumağı? Örgü mü öreceğim? diye söylenmiş.

- Koyun Hanım, Tavşan Hanım ve Kurbağa Bey bu yanlışlığı düzeltmek için ellerinde paketlerle Çiçi Bey’in dukkanına gitmişler. Olanları Çiçi Bey’e bir bir anlatmışlar. Paçi’nin paketleri dağıtırken daha dikkatli olmasını söylemişler. Çiçi bey onlara hak vermiş. Ancak dikkatsiz olan sadece Paçi değil, ben de dikkatsizce davrandım. Eğer paketlerin üzerine kime ait olduklarını yazsaydım böyle bir karışıklık olmazdı. Bu yüzden hepinizden özür dilerim demiş. Onları dinleyen Paçi başını önüne eğmiş, ben de bundan sonra daha dikkatli olacağım, diye söz vermiş. Sonra her biri kendine ait olan paketi almış evine gitmişler. O günden sonra Çiçi Bey hem de oğlu Paçi daha dikkatli olmaya özen göstermiş. Bir daha da böyle karışıklık yaşanmamış.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder